Sauna

Bizim işimiz SAUNA yapmak…

 

 

Tüm Sauna malzemelerini ve aksesuarlarını merkezimizde görebilirsiniz
Türkiye’de  1500 m2 kapalı alanıyla ayda 120 sauna imalatı yapma kapasiteli tek firmayız.

KOŞULSUZ MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Yaptıracağınız sauna modeli ne olursa olsun işçiliğimiz 5 YIL GARANTİ KAPSAMINDADIR.

ÖNERİMİZ
Türkiye’nin neresinde olursanız olun mutlaka sauna yaptırmayı düşündüğünüz  firmayı yerinde ziyaret edin.

Cam Kapı Görünümü 1 BİZİM İŞİMİZ SAUNA YAPMAK

KONUTLARDA ÖNERDİĞİMİZ SAUNA AHŞAP MALZEMELERİ
Oturma ve yaslanma panellerinde kullandığımız ağaç Apachi (Ayous) dir.
Özelliği: 
 Afrika kökenli bir ağaç olup krem beyaz ile açık saman sarısı arasında bir renge sahiptir. Budaksız reçinesiz ve düz damar dokuludur.Yumuşak bir yüzeye sahip olması vede yüksek sıcaklıklarda üzerinde ısıyı barındırmamasından dolayı sauna üretiminde en yaygın olarak kullanılan ağaçtır. Genellikle saunanın iç donanımlarında kullanılır. Ayous ağacı saunanın en önemli ahşabıdır, saunayı kullanan kişinin cildi direkt veya dolaylı olarak mutlaka bu ahşapla temas edecektir. Bu bakımdan İç donanımlarda ve oturma guruplarında mutlaka apachi kullanılmalıdır. Başka tür ahşapların kullanılması durumunda saunayı kullanırken cildinizin herhangi bir bölgesi ahşaba temas ettiginde yanma dumu söz konusu olur. Saunayı kullanan kişi saunadan istediği gibi faydalanamaz, ayrıca böyle bir durumda apachi yerine kullanılan ağaç bu aşırı sıcağa ve nemli ortama fazla uzun bir süre dayanamayacak ve mutlaka zamanla deforme olacaktır.

TAVAN VE YAN DUVAR KAPLAMALARINDA
Tavan ve yan duvar kaplamalarında kullandığımız ağaç  Akdeniz Çamı ‘dır.
Özelliği : Genellikle Akdeniz ‘ e kıyısı olan ülkelerde yetişir ve SAUNA imalatı için oldukça kullanışlı olan bir ağaçtır. Orta şiddette darbeye dayanıklı olan bir ağaç olmasının yanında kolay işlenebilme özelliği vardır. Yapısı itibariyle oluklu ve düz lambiri olmak üzere ikiye ayrılır. Genellikle budaksız bir yapısı bulunur reçinesizdir ve sauna yapımına özel olarak üretilmektedir.

İkinci Seçenek Doit woot marka Finlandiya Ladini (ithal) dir.
Özelliği : Bir İskandinav ağacıdır, Soğuk ve sert bir iklimde büyüdüğü için çok dayanıklı bir yapıya sahiptir. Sauna içindeki sıcak ortama karşı oldukça dirençlidir.

 SİTEMİZDE KULLANILAN RESİMLER KENDİ İMALATIMIZDIR.

 

7/24  Bilgi ve siparişleriniz için
0532 695 19 74
0212 222 24 48
Ali SEVER

 

P10100291 1024x768 BİZİM İŞİMİZ SAUNA YAPMAK

SAUNA

seversauna

Sever Sauna

Eyl-28-2011

Buhar Odası

Buhar Odası
Gün boyunca yorgun düşen vücudunuzu dinlendirmek ve kendinizi daha rahat ve huzurlu hissetmenizi sağlamak için, Sever Sauna size en uygun buhar odaları çözümlerini sunuyor.

Buhar Banyosu Nedir?
Buhar banyosu, ister kuru  ister ıslak  olsun, vücut toksinlerinden arınmanın en basit yolu olarak düşünülmüştür. Bu yolla cildin gözenekleri açılır, milyonlarca ter bezesi salgılama yapmaya başlar.
Vücut ürettiği metabolik maddeleri ve diğer atıkları dışarı atar. Ter, neredeyse idrarla aynı elementleri içerir ve bu yüzden de cilt bazen üçüncü böbrek olarak adlandırılır. Terleme yoluyla vücut atıklarının %30’a kadar varan miktarı vücuttan uzaklaştırılır.

Vücut sıcaklığı yükseldikçe vücudun buna doğal tepkisi terlemek ve böylece terin üzerinden buharlaşması ile kendisini serinletmektir. Hipertermi prosesinin temizleme ve iyileştirme gücü, vücut sıcaklığı 38-39,5 °C’ye ulaşıncaya kadar başlamaz.Buhar banyosunun diğer bir faydası, kardiyovasküler sistem üzerindeki uyarıcı etkisidir. Nabız atışı, 15-20 dakikalık bir seans sırasında dakikada ortalama 75 vuruştan, 100-150 vuruşa çıkar. Böylece, kan dolaşımı hızlanır ama tansiyon yükselmez, çünkü sıcaklık etkisiyle kan akışı hızlanırken, bir yandan da ciltteki kılcal damarlar genişlemektedir.

 

Buhar Odası Yararı
Buhar odası bakımı sonrası kaslardaki ağrı ve sızılar azalır, cilt derinlemesine temizlenir ve ihtiyaç duyduğu nemi tekrar kazanır.
Buhar soğuk algınlığında, sinüzitte, bronşitte, alerjik hastalıklarda tavsiye edilir.
Buhar, üst solunum yolu zarlarının iltihaplanmasında ve tıkanmasında rahatlama sağlar.
Buhar, kasları gevşetir ve öksürüğü azaltır.
Buhar, spazmlı solumayı (astım, boğmaca) iyileştirir.
Buhar, mukus zarlarını aşırı kurumaktan korur.
Havayı nemlendirerek boğaz tahrişini iyileştirir.
Buhar, sekresyonu serbestleştirerek boğazdan ve akciğerlerden mukus salgılanmasını uyarır.

 

 

Sauna

Seversauna

Buhar Banyosu Buhar Odası
Ağu-2-2011

Sauna

Sauna

Çok uzun yıllardır kullanılan sauna,vücut için en uygun banyo yöntemidir.
Hassas dengenizi düzenler, vücudunuzu toksin maddelerden arındırır,sıkıntılarınızı hafifletir, gerginliğinizi yok eder.
Sauna basit bir banyo alışkanlığından çok temizlenme ve rahatlama tekniğidir.
Sauna manevi ve fiziki yönden elde etmek istediğiniz sağlıklı yaşam kalitenizi artırır.
Sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu gibi fazla kiloların atılmasını sağlar.
Saunanın bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir çok yararı vardır

Bunlardan bazılarını sıralarsak;
Kardiovasküler çalışma sağlar ve kalbin kondisyonunu arttırır.
Yüksek ısı ortamlarında kalp atım ritmi ve kan dolaşımı hızlanır, dokulara taşınan oksijen artar.
Tempolu bir çalışma sonrasında yorgun kasların dinlenmesini sağlar.
Zihinsel gevşeme için mükemmel bir ortam yaratır.
Alergi ve üst solunum enfeksiyonlarının tedavisine yardımcı olur, eklem romatizmalarında ağrı gidericidir.
Zayıflamaya yardımcı olur. Düzenli egzersizle birlikte her seans ortalama 300 kalori yakmanızı sağlar.
Sıcaklık, cildinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlar ve terleme yolu ile toksin atımını hızlandırır.
Cildinizin pürüzsüz ve canlı kalmasını sağlar.
Düzenli ve sağlıklı uyumanıza yardımcı olur

 

Sauna Sauna Nedir

 

Şub-22-2014

Zonguldak Sauna

Zonguldak ilinde Ereğli, Alaplı, Devrek, Gökçebey, Çaycuma ilçelerinde Sauna hizmeti servisi ve aklınıza gelen tüm soru ve sorunlarda seversauna olarak hizmetizdeyiz

Ara-3-2013

Yozgat Sauna

Yozgat ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler
Yozgat merkez
Akdağmadeni
Aydıncık
Boğazlıyan
Kadışehri
Saraykent
Sarıkaya
Sorgun
Yenifakılı
Yerköy
Çandır
Çayıralan
Çekerek
Şefaatli ilçelerinde hizmet vermekteyiz…

 

 

 

Yozgat Hakkında Bilgi

Yozgat İç Anadolu bölgesinin Orta Kızılırmak bölümünde yer alan bir il. İl toprakları 34°02’ ve 36°09’ doğu boylamları ile 38°54’ kuzey enlemleri arasında kalır. Doğudan
Sivas, kuzeyden Tokat ve Çorum, batıdan Kırıkkale, güneybatıdan Kırşehir, güneyden Nevşehir ve Kayseri illeri ile çevrilidir. Türkiye’nin beş tahıl ambarından biridir. Trafik numarası 66’dır.

İsminin kökeni
Türkmenler “ot” a “yoz” derler. Çapanoğlu Aşireti Horasan’dan bu bölgeye geldiklerinde yemyeşil uzanıp giden bir otlakla karşılaşınca sürülerini bu otlağa bırakıp çadırlarını kurmuşlardır. Zamanla çadırların yerini taş ve kerpiç binâlar almış ve küçük bir kasaba meydana gelmiştir. Türkmenler bu kasabaya “Yoz Kant” (Otlak Kenti) ismini vermişlerdir. Zamanla bu kelime “Yozgat” olarak halk dilinde yerleşmiştir.Cumhuriyetin ilanından sonra Bozok adı ile kurulmuş, daha sonra Yozgat Milletvekillerinden Süleyman Sırrı İÇÖZ’ün 25 Haziran 1927 tarihli teklifi üzerine Bozok adı değiştirilerek ilin adı YOZGAT olmuştur. 1892-1915 yılları arasında Yozgat’ta 3 defa Ermeni ayaklanması, 1904 yılında merkezi Samsun ilinden başlayarak, Tokat,Amasya, Sivas ve ilimize bağlı Akdağmadeni ilçesinin 21 köyünü de içine alan PONTUS RUM faaliyetleri görülmüştür. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte kültürel alanda okul sayıları çoğalarak gelişme göstermiştir.

Ayrıca,1950 yılından itibaren Bulgaristan’dan gelen göçmenler sıkıntı çekmeden bu yöreye yerleştirilmişlerdir.

Ara-2-2013

Van Sauna

Van ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler

Bahçesaray
Başkale
Çaldıran
Çatak
Edremit
Erciş
Gevaş
Gürpınar
Muradiye
Özalp
ve
Saray

 

 

 

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 19.069 km²
Nüfus: 637.433 (1990)
İl Trafik No: 65

Van ve çevresi, coğrafya bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Urartu Medeniyetine başkentlik yapan Van, bugüne değin, Hurriler, Hititler, Persler, Medler, Selçuklular, Osmanlılar gibi birçok kültürü bağrında taşımıştır.

Van Gölü, Akdamar Kilisesi, “kaleler kenti” olarak anılmasını sağlayan kaleleri, dünyaca ünlü kedisi ve pek çok turizm aktivitesine olanak veren coğrafyası ile Doğu’nun önemli bir turizm merkezidir.

İLÇELER:
Van ilinin ilçeleri; Bahçesaray, Başkale, Çaldıran, Çatak, Edremit, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray’dır.

Gevaş : Gevaş Van’a 40 km. mesafededir. Gevaş’ ta bulunan tarihi ve turistik eserler arasında İzzettin Şir Cami ve Külliyesi, Orta Mahalle’ de bulunan Halime Hatun (Celme Hatun) kümbeti, Selçuklu Türkleri Mezarlığı, tarihi değere sahip Akdamar Adası ve Kilisesi vardır.

Gürpınar : Van ilinin güneyinde yer alır.İlçedeki tarihi ve turistik yerler Çavuştepe Kalesi ve Haşap Kalesi’dir.

Çatak : Çatak Çayı üzerinde Taşköprü, Hulkan köprüsü ve Ziril Köprüleri 15. yüzyılda yapılmış tarihi kalıntılardır. Bölgede bunların dışında en önemli tarihi eser Tirşin yaylasındaki kayalar ve taşınır taşlar üzerinde çizilmiş olan av ve hayvan figürleridir. Bilgi Köyünün Üçüzler Mezrasında da Meryem Ana Kilisesi bulunmakta olup, bu kilise 365 odadan ibarettir. Atlıhan Köyü istikametinde tabii bir kaplıca bulunmaktadır. Çatak vadisinden ilçeye 5 km. uzaklıktaki Beyaz su (Ganisipi) Şelalesi ilginç bir tabiat eseridir.

Edremit : Van’a 18 km. mesafededir. Edremit, Van Gölünün Güney-Güney doğu kıyı şeridi boyunca uzanıp masmavi gölün önünde bir yeşil örtü gibi durur. Tarihi Dukaya Höyüğü, Urartular döneminden kalma Hatti Çiviler (Çivi Yazıları), Kadenbastı mevkiinde Kız Damı (Dev Damı) Surlar ve Savacak Şelalesi, yine Elmalık mahallesinde bulunan Hazine Piri (Hazine Kapısı), Harbedar (Harebe Köyü) görülmeye değer yerlerdir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Van’dan Gürpınar-Başkale üzerinde Yüksekova ve Hakkari ile irtibat sağlayan, aynı zamanda Yüksekova üzerinden İran ile bağlantı kuran devlet yolu mevcuttur.

Otobüs terminali kent merkezine yaklaşık 4 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüsle sağlanmaktadır.

Demiryolu : Tren istasyonu şehre yaklaşık 5 km. uzaklıkta olup ulaşım minibüslerle sağlanmaktadır.

İstasyon Tel : (+90-432) 213 13 80

Havayolu : Havaalanı il merkezine yaklaşık 7 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüslerle ve THY’ ye ait servis araçlarıyla yapılmaktadır.

Havaalanı Tel : (+90-432) 217 16 54

THY Bilet Satış Bürosu : (+90-432) 216 10 19

Van Gölü Ulaşımı: Devlet Demir Yolları’na paralel olarak Van ile Tatvan istasyonu arasında demiryolu bağlantısı Van Gölü üzerinden feribotla sağlanmaktadır. Van İskelesi ile Tatvan iskelesi arasında karşılıklı olarak yük, vagon, araç ve yolcu taşıyan feribot seferlerin düzenlenmektedir. Van-Tatvan arası feribot yolculuğu yaklaşık 4 saat sürmektedir. Ayrıca Van Gölü üzerinde adalara turistik amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Van Müzesi : Adres: Şerefiye Mah. Hacı Osman Sok. No: 9 – Van
Tel: (432) 216 11 39
Faks: (432) 214 25 10

Van Kalesi – M.Ö. 9. yy’da Urartu Devletinin Başkenti Tuşba’da

Örenyerleri

Van Müzesi

Van Kalesi

Merkez Hoşap Kalesi

Gürpınar Akdamar

Gevaş Hoşap Köprüsü

Gürpınar Abdurrahman Gazi Türbesi

Merkez Kaya Çelebi Camii

Merkez Hüsrevpaşa Camii

Merkez Ulu Camii

Merkez Kızıl Camii

Merkez Beyazözümü Köyü

Merkez Zernaki Tepe

Erciş Zelve Şehitliği

Merkez Çarpanak Kilisesi

Merkez / Çitiören Köyü Topkale

Merkez Adir Kilisesi

Merkez / Halkalı Hoşap Mezarlığı

Gürpınar Gevaş Selçuklu Mezarlığı

Gevaş Tarihi Taş Köprü

Hakkari Şemdinli

Bağlar Kelat Sarayı

Bağlar Yeşil Anıtsal Kayam Özalp

Yeşilalıç Put Mağarası Gürpınar

Yeşilsalkım Zive Hanı

Çatak Van Evi

Merkez Konut (Harabe)

Merkez Camii

Merkez Biçermah Tarihi Mezarlığı

Merkez Çukurca Mah. Çukurca Nehri Mezarlığı

Bağlar Aşağı Anzaf Kalesi

Aşağı Anzaf Türbe

Merkez Konut

Merkez Kilise

Merkez Türbe

Merkez Dilkaya Köyü

Edremit Yavuzlar Doğal Oluşumu Başkale

Yavuzlar Zeril Köprüsü

Çatak Hurkan Köprüsü

Çatak Yanal Kilisesi

Başkale Yanal Çavuştepe Kalesi

Gürpınar Çavuştepe Ayanıs Kalesi

Agartı Hüsrevpaşa Türbesi

Merkez Eski Van Şehri Mezarlığı

Merkez Molla Kasım Türbesi Mezarlığı

Molla Kasım Otluca Köyü Mezarlığı

Merkez Otluca Molla Hıdırı Fır. M.

Yavuzlar Kaleören Köyü Mezarlığı

Kaleören Barış Köyü Mezarlığı

Barış Tepebeşı Mah. Mezarlığı

Başkale Germen Köyü Mezarlığı

Germen Çatak Tarihi Mezar

Çatak Aliyar Kümbeti

Erçiş Nişancı Kümbeti

Erçiş Tekler Köyü Mez.

Erçiş/Tekler Ziyaret Köyü Mez.

Erçiş/ Ziyaret Haydar Bey Köyü Mez.

Erçiş/Haydar Bey Çelebi Bağı Mez.

Erçiş Hamur Kesen Köy. Mez.

Gürpınar/Hamur Kesen Ganisipi Şelalesi

Çatak Bend-i Mahi Şelalesi

Muradiye Hamurkesen Camii

Gürpınar/Hamurkesen Yukarı Anzaf Kalesi

Merkez/Dereüstü Muradiye Kilisesi

Muradiye Bend-i Mahi Köprüsü

Muradiye/Karahan İzzettin Şir Camii

Gevaş Demir Ergitme Merk.

Gevaş/Balan Meslek Lisesi

Merkez Közüt Kalesi

Muradiye Muradiye Kalesi

Muradiye Hasan Bey Medre. Tür.

Gürpınar Hoşap Hanı

Gürpınar Tuşpa Nekropolü

Merkez Evliya Bey Medresesi

Merkez Amik Kalesi

Merkez/Amik Alaköy Urartu Kalesi

Merkez/Alaköy Ermişler Urartu Kay.

Merkez/Ermişler Karagündüz Höy. Nek.

Merkez/Karagündüz

Van Gölü ve Akdamar Adası
Van iline adını veren Van Gölü Türkiye’nin ve dünyanın en büyük soda gölüdür. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. İçinde Akdamar, Adır, Çarpanak, ve Kuş adaları olmak üzere 4 ada bulunmaktadır. Tarih boyu Yüksek Deniz, Nairi Denizi ve Yukarı Deniz dendiği gibi Deryaçe (Küçük Deniz) adını da alır. Gölün suyu çok tuzlu ve sodalıdır. Sabunsuz köpük verir ve temizlik maddeleri kullanılmadan içinde herşey yıkanabilir ve temizlenebilir. Her mevsim, her saatte farklı bir renk alan, gündoğumu ve günbatımının muhteşem olduğu göl, bölge turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Sahil boyunca yapılaşma ile bozulmamış koylar, yeşil bitki örtüsüyle sarılmış kıyılar görülmeye değerdir.

Van Gölündeki adalardan en büyüğü olan Ahtamar Adası, üzerindeki kilisesi ile ünlüdür. 900′lü yılların başında Kral Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise taş işçiliğinin en seçkin örneklerindendir. Akdamar adasına Gevaş iskelesinden dolmuş motorları çalışmaktadır.

Kaleler
Van’a bir anlamda “Kaleler Kenti” denilebilir. Van ve çevresinde küçüklü büyüklü çok sayıda kale bulunmaktadır. Bu tarihi kalelerden bir kısmı Urartu döneminden, diğerleri Ortaçağ ve sonrasından kalmadır.

Önemli Kaleler Aşağı ve Yukarı Zıvistan Kalesi, Beyüzümü Kalesi, Çatak Kalesi, Lamurkesen (Zernek) Kalesi, Hişet Kalesi, Pizan (Örenkale) Kalesi, Kalecik, Zernaki Tepe Kalesi, Muradiye Kalesi, Albak (Başkale) Kalesi, Deliçay Kalesi, Çelebibağ Kalesi, Yoncatepe Kalesi, Müküs Kalesi ve Amik Kalesi olarak sayılabilir.

Van Kalesi: Van Kalesi, Van il merkezi sınırları içerisinde olup, şehir merkezine 5 km. mesafede bulunmaktadır. Urartu kalelerinin görkemlilerindendir.

MÖ. 9. yüzyılda Lutupri’nin oğlu I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Büyük bölümü ayakta kalan kalenin kuzeybatı ucunda bulunan ve Sardur burcu denilen taş bloklarla örülen yapının üzerinde I. Sarduri’ye ait olan, Asur çivi yazısı ile yazılmış, bilinen en eski Urartu yazıtı vardır. Kalenin diğer önemli bir yapısı, I. Agrişti’ye ait olan kaya mezarı ve hemen bunun dışındaki kaya üzerinde bulunan Urartu’ların günümüze ulaşan en uzun yazıtı, “Horhor Yazıtları” vardır. Ayrıca kalenin kuzey yamacında II. Sarduri’nin açık hava tapınağı (Analı-Kız), Kale içinde Menau ve Sarduri’ ye ait mezar odaları, mağaralar, su sarnıçları ve çeşitli odalar vardır.

Kalenin güneyinde ise eski şehrin kalıntıları bulunur. Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kay Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam) Kümbetler (İkiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler, gezenleri tarihin yaprakları arasında seyahate çıkarlar.

Hoşap Kalesi: Van il merkezine 60 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkari karayolu üzerindeki Hoşap (Güzelsu)’da yer almaktadır. Dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşur. Gözetleme kulesi, surları, burçları, beden duvarları, mescit, fırın, zindan seyir köşkü, harem, selamlık ve orijinal demir kapı kanatları kalenin önemli yapılarıdır. Ayrıca kalenin güney tarafında Van Bölgesinin en eski Osmanlı Köprüsü bulunur.

Ağartı Kalesi: Van Gölü’ nün doğu kıyısında kurulan kale iyi korunarak günümüze kadar gelen sur duvarları andezit taş bloklarla örülmüştür.

Kef Kalesi : Urartu’ların önemli merkezlerinden biridir. Kalede çok odalı bir saray, hayvan ve bitki rölyefleri vardır.

Çavuştepe Kalesi: Van il merkezine 25 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe köyünde yer almaktadır. Bol Dağı silsilesinin batı ucuna kurulmuş olan kale; aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Kale, II. Sarduri tarafından M.Ö. 764-734 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kalelerde Haldi tapınağı, açık hava tapınağı, surlar, depo, ahır, saray binaları, su sarnıçları, çivi yazısı bulunmaktadır.

Ayanıs Kalesi: Van’a 35 km. mesafedeki Ayanıs köyündedir. Argişti’nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Urartu tarihinin son safhalarının aydınlatılması açısından çok önemlidir. Van Gölü sahiline yakın bir alanda kuruludur.

Toprakkale: Van il merkezinin doğusunda Zimzim Dağları silsilesine bağlı kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kale Urartu kralı II. Rusa tarafından M.Ö. 685-645 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Sarnıç, açık hava tapınağı, kayaya yontulmuş merdivenler bulunmaktadır.

Aşağı-Yukarı Anzaf Kaleleri: Van’ın 10 km. kuzeydoğusunda Van-Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve Yukarı Kalelerden oluşmaktadır. Her iki kalede surlar, kuleler, atölye, depo, saray yapısı, kitabe bulunmaktadır.

Kiliseler
Akdamar Kilisesi: Gevaş ilçesi sınırları dahilinde Van Gölü içersinde bulunan en büyük adaya ismini veren kilisedir. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise sahile 3 km. uzaklıktadır. Günün her saatinde Akdamar Adası’na, sahilde bulunan motorlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. Kilisenin figürlü repertuarı oldukça zengindir. Bunun yanında, İncil ve Tevrat’tan alınmış çeşitli sahneler bulunmaktadır. Yunus Peygamberin denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında İsa, Adem ile Havva’nın Cennetten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi Samson Filistinli ikilisi, ateşte üç İbrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri bulunmaktadır. Zengin hayvan, asma sarmaşıkları ve çeşitli figürler görmek mümkündür.

Adır Kilisesi: Kilise, Van merkezine bağlı Yaylıyaka köyü döşeme mezrasına yakın Van Gölü içersindeki aynı isimli adada yer almaktadır. Adanın güney tarafına kurulmuştur. Manastır 1305 yılında yapılmıştır. Daha sonra 1621 yılında Aziz Georges Kilisesi eklenmiştir. Yakınında bulunan sahildeki teknelerle ve Van İskelesi’nden kiralanacak teknelerle gezilip görülebilir.

Yedi Kilise Erek Dağı eteklerine 8. yüzyılda inşa edilmiştir.

Cami, Medrese ve Kümbetler
Van’daki önemli camiler Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kızıl Camii, Gevaş İzzettin Çir Camii, Süleyman Han Camii, Kaya Çelebi Camii, Horhor Camii, Abbasağa Cami’dir. Hüsrev Paşa Medresesi, Hoşap Hasan Bey Medresesi, Hoşap Evliya Bey Medresesi, Gevaş Halime Hatun Kümbeti, Erciş Anonim (Zortul) Kümbet görülmeye değerdir

Köprü ve Su Kanalı
Van’ daki köprüler Bend-i Mahi Köprüsü, Kırmızı Köprü, Çatak Köprüsü, Hurkan Köprüsü, Zeril Köprüsü, Şeytan Köprüsü olarak sayılabilir.

Van’da ilk sulama kanalları ve barajlar M.Ö. 9. ve 6. yüzyıllar arasında Urartular zamanında yapılmıştır. Bunların en önemlisi Menua (Semiramis/Şamran) sulama kanalıdır. Urartu Kralı Menua tarafından yaptırılmıştır. Menua/Şamran kanalı dünya mühendisliğinin bir harikası olarak geçtiği yerlere hayat vermiş, işlevini günümüze kadar sürdürmektedir.

Geleneksel Van Evleri
Van evleri Van’ın geleneksel mimarisinin günümüze taşıyan önemli unsurlardır. Tarihi Van Kalesi’nin güneyinde bulunan eski Van şehri, çarşıları, sokakları, mahalleleri, han, hamam, taş döşeli caddeleri yanında Van Evleri ile Osmanlı kentlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

Mesire Yerleri
Van’da yer alan mesire yerleri arasında; Van’ a 20 km. uzaklıkta, doğal plajları ve yeşilliği ile hoş görünümlü Edremit, yeşillikler arasında doğal plajları ile bir gezi ve mesire yeri olan Gevaş, İl merkezine 80 km. uzaklıkta, iki çayın birleştiği yerde bir vadi içerisinde ormanlık, hoş manzaralı Çatak ile İl merkezine uzaklığı 40 km. mesafede Van Gölü’ nün sahilinde Süphan Dağı karşısında doğal plajları ve meyve bahçeleri ile ünlü Amik sayılabilir.

Kuş Gözlem Alanı
Erçek Gölü
Van Gölü

Sportif Etkinlikler
Av Turizmi: Van Bölgesi av hayvanları yönünden zengin olup, her mevsim avlanmak mümkündür. Başlıca av hayvanları arasıda; keklik, ördek, toy, dağ keçisi, tavşan, ayı, ve domuz sayılabilir. Yörede olta balıkçılığı da gelişmiştir.

Doğa Yürüyüşü Süphan Dağı

COĞRAFYA
İlin kuzeyinde bulunan Tendürek dağlarında yükseklikleri 2400 ile 3000 metre arasında değişen “Sınır Dağları” uzanır. Van yöresinde büyük nehir ve akarsular bulunur. Bu akarsuların en önemlileri Hoşap suyu, Memedik çayı, Karasu, Bendimahi çayı, Deliçay, Irşat çayı ve Zilan çaylarıdır.

Van bölgesi göller bakımından da önemli bir bölgedir. İrili ufaklı birçok gölden başka Türkiye’nin en büyük gölü de bu bölgededir.

Yazları az yağışlı ve sıcak kışları az yağışlı ve oldukça soğuk geçmektedir. Baharlar ise bol yağışlı ve ılıktır.

TARİHÇE
Van ve çevresine önce Hurriler yerleşmişler, sonra Urartular 200 yılı aşkın süre hüküm sürmüşlerdir. Daha sonra Medler, Persler, Makedonyalılar, (Büyük İskender), Partlar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, İlhanlılar, Celayiroğulları, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar hakim olmuşlardır.

NE YENİR?
Murtuğa (kahvaltılık), cacık (kahvaltılık), ilitme, ekşili, senseger gibi yemek türleri ile ünlü Van otlu peyniri yöreye özgü yemeklerdir. Van peyniri (otlu peynir), içerisine mahalli otlar katılarak yapılan güzel kokulu ve son derece lezzetli bir peynirdir. Yaz sonuna doğru küplere basılarak toprağa gömülür, kış için saklanır. Ayrıca, Van gölünden çıkarılan Van balığı (inci kefali) mutlaka yenmelidir. Van balığı, Van gölünün sodalı suyuna uygun “inci kefali” diye adlandırılan, bol havyarlı bir balık türüdür. Az kılçıklı olan bu balık oldukça lezzetlidir.

NE ALINIR?
Van’ da alışveriş etkinliklerinin merkezini, turistik, hatıra eşya alım-satımları oluşturur. Özellikle dünyaca ünlü olan Van ve çevresinde dokunan kilimler büyük ilgi görmektedir. Turizm mevsimi ile beraber her türlü halı – kilim ve el sanatları, süs eşyaları şehir merkezindeki halı ve kilim galerinden satın alınabilir.

YAPMADAN DÖNME
Van Kalesi, Van Müzesi, Hoşap Kalesi, Muradiye Şelalesi, Edremit ve Gevaş kıyı boyu ve Gölü gezilip görülmeden,
Dünyaca ünlü bir gözü mavi diğer gözü yeşil olan Van kedisini görmeden,
Dünyaca ünlü Van Kilimleri ve Savat (gümüş) İşlemeli el sanatları ürünlerinden almadan,
Zengin bir mutfağa sahip olan Van yemeklerinden yemeden,

……Dönmeyin.

Ara-2-2013

Uşak Sauna

Uşak ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler

 

Banaz‎
Eşme
Karahallı
Sivaslı
Ulubey
Uşak merkez‎

 

 

Uşak hakkında bilgi
Uşak, Uşak ilinin merkezi olan şehirdir.Ege bölgesindedir. İzmir’e 210 km uzaklıktadır. Merkezde 2 adet (Uşak Organize Sanayi Bölgesi ve Karma Organize Sanayi Bölgesi), Karahallı ilçesinde 1 adet Organize Sanayi bölgesi bulunmaktadır. İstanbul’a direkt uçak seferleri vardır. Türkiye’de elektriği ilk kullanan şehirdir. Türkiye’de ilk şeker fabrikası Uşak’ta Mehmet Hacım öncülüğünde halk tarafından Uşak Şeker Fabrikası adı ile kurulmuştur.


Nüfus
Cumhuriyet öncesi: 1894′te 13.000, 1910′de 18.400 civarındadır. Cumhuriyet öncesi kent merkezinin nüfusunun ortalama %20-25′i Rum ağırlıklı olmak üzere gayrimüslimdir. Girit göçmenlerinin yerleştirilmesi ile 1910′da artan nüfus; mübadele ile giden Rum nüfus nedeniyle gerilemiştir. Uşak’tan mübadele ile ayrılan aileler Selanik yakınlarında Nea Efkarpia (Uşak) denilen yerleşimi kurmuşlardır.

Cumhuriyet dönemi: Şehrin merkez nüfusu 1927′de 16.882, 1950′de 19.636 olmuştur. 15 Temmuz 1953 yılında Uşak’ın idari statüsünün il olması kentin gelişimini hızlandırmıştır. Nüfus 1960′ta 29.021, 1980′de 71.469, 2000′de 137.001 ve 2012′de 187.886 olmuştur.

 

 

Uşak districts Uşak Sauna

Kas-20-2013

Şanlıurfa sauna

Şanlıurfa ilinde sauna hizmeti

 

ŞanlıUrfa ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler
Akçakale
birecik
bozova
ceylanpınar
halfeti
harran
hilvan
siverek
suruç
viranşehir

 

 

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 18.584 km²

Nüfus: 1.001.455 (1990)

İl Trafik No: 63

Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan, Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı, Hz. İsa tarafından kutsanan kent adeta bir müze şehir görünümündedir. Harran’ ı gezerken 4000 yıl öncesinin solunduğunu hissetmemek, Atatürk Barajının suladığı Harran Ovası’nda ise yaratılan bolluk ve bereketi gözlemlememek mümkün değildir.

Urfa ilinin ilçeleri;

Urfa ilinin ilçeleri Akçakale, birecik, bozova, ceylanpınar, halfeti, harran, hilvan, siverek, suruç ve viranşehirdir

Akçakale
Akçakale suriye sınırında bir ilçemiz.. Şanlıurfanın en eski İlçelerinden biri. Türkiye-Suriye sınırı çizilmeden önce Tel Ebyâd (Beyaz Tepe) olan ismi, 1921 de Akçakale olarak değiştirilmiştir.
Şanlıurfa İline  52 Km. uzaklıkta

Birecik
İlçe şanlıurfanın güneybatısında gaziantep ili sınırında yer almakta.
İlçenin güneydoğusundaki Beko Dağı ise Birecikin Suruç ile olan doğal sınırını oluşturur. Fırat Nehri ilçe topraklarını kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Birecikte tarihi eser olarak;
Birecik Kalesini, Kule Mescidini, Mırbı (Ilgar) Kervansarayını
Birecik Ulu Camisi, Mahmut Paşa, Şeyh Sadettin ve Abdü Kethüda (Cücük) Camisi gezebilirsiniz. Aynı zaman da Sivil Mimari Örneklerinden Birecik Evleride görülmeye değer.

Viranşehir
Merkeze 92 km uzaklıkta. Viranşehir mağaralarıyla, höyükleriyle, tarihi kalıntılarıyla dikkat çekici bir ilçemiz. Aynı zaman da Peygamberler beldesi olarakta anılıyor…Nedenini hemen söylüyelim…
İsminden de anlaşılacağı gibi Eyyüpnebi Beldesindeki türbeler sizi hayretlere düşürebilir., Viranşehirin Kuzeybatısında Eyyüpnebi Köyü var. Hepimizin bildiği sabrıyla dimağlarımıza yerleşen. Peygamberlerden Hz. Eyyüp AS ın yeni Peygamberlerden Hz. İlyas AS. ın türbeleri bulunmakta. Viranşehirde ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında gelmekte. .
İç Kale ve Surlar, Ortogonel Tapınağı, Romalılarında izlerini taşıyan Kızlar Sarayı, Kale Çimdin, Çatalca harabeleri günümüze kadar gelebilen eserler arasında.
Tarihi çok eski olan çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş olan Viranşehir,çevresindeki höyüklerle zengin bir kültür birikimini bağrında taşımakta. Annabi Höyük, Yaban Höyüğü, Oğlakçı Höyüğü, Tılterik Höyük, Tılgören Höyük sadece birkaçı.

Ceylanpınar
İl merkezine  142 km uzaklıkta İlçe topraklarının tamamına yakını Viranşehir Ovasında yer almakta. Ceylanpınar 1982 e kadar viranşehir ilçemize bağlıymış.
Ceylanpınar’ın bir yerleşim yeri olmasının başlangıcı, demiryolu üzerindeki istasyon ve buradaki işçilerin yapmış olduğu evlerdir.
Ceylanpınar gündeme sınırdaki bayramlaşmalarla geldi.
Kurtuluş savaşı zamanın da  Şanlıurfa ili ve beraberinde Ceylanpınar toprakları da işgalden kurtarılmış.
1921 tarihli Ankara Anlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti – Suriye Arap Cumhuriyeti devlet sınırının belirlenmesinden sonra birçok yakın akraba ayrılarak iki ayrı devletin sınırları içerisinde kalmışlar.  70li yıllara kadar sınırlardan giriş çıkış yapılarak akrabalarıyla insanlar göreşebiliyorlarmış fakat artan terör olaylarının sonucunda sınırlar tamamen kapanınca 1999 kadar yakın akrabalar bile sınırlara kurban gitmiş…
İlk zamanlar Sınırın iki yakasında kalan bu insanlar özellikle dini bayramlarda her türlü olumsuz şekil ve iklim koşullarına rağmen, güvenlik sebebiyle sınır boyunca çekilen tel örgüler arkasından, kalabalıklar halinde, insanlık onuruna yakışmayacak bir ortam ve şekilde uzun yıllar bayramlaşmaya devam etmişlerdir.
27 Aralık 1999 tarihinde, T.C. Şanlıurfa ve Suriye Arap Cumhuriyeti Haseki Valilikleri arasında, Ceylanpınar’da yapılan bir protokol ile; “Bundan böyle her iki vilayet sınırları içerisinde ikamet eden akrabaların idari mektupla, sınırı geçerek birbirlerinin evlerinde bayramlaşabileceklerine karar verilmiştir.
1999 dan beri bir bayramda Türkiyedekiler suriye sınırlarına, bir bayram da suriyedekiler Türkiye sınırına geçmekte…

Bozova
İl merkezine 38 km uzaklıkta.  Kuzeyden Adıyamam ilmize komuş olan bir ilçemiz. İlçeden günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Kurban Höyük, Titriş Höyük, Lidar Höyük ve Titriş Kervansarayı bulunmakta, gelmişken görebilrisiniz.

Halfeti
Gaziantep ve Adıyaman illeri ile çevrili bir ilçemiz.  İlçe merkezinin Fırat sahili, yeşil bir kıyı şeridi şeklinde. Sahilden itibaren en geniş yerde 200 m.den sonra sarp kayalıklar başlar. İlçe merkezi bu kıyı şeridi üzerinde ve sarp kayalıkların eteklerinde kurulmuş.
Şanlıurfaya 112 km. uzaklıktaki Halfeti, Şanlıurfanın en küçük ilçesi.

Harran
Sanliurfa’nin 44 kilometre. Güneydogusundadir. Her yerinden tarih akan Harran ilçesi, kendi adiyle anilan Harran Ovasi merkezinde kurulmus.
Tevrat’ta Hârân olarak geçen yerin burasi oldugu söylenilir. Islam tarihçileri kentin kurulusunu Nuh Peygamber’in torunlarindan Kaynan’a veya Ibrahim Peygamber’in kardesi Aran’a (Haran) baglarlar. 13. yüzyil tarihçilerinden Ibn Seddad, Hz. Ibrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu sehirde oturdugunu yazmaktadir. Bu nedenle Harran’a Hz. Ibrahim’in kenti de denildigini, Harran’da Ibrahim Peygamberin evinin, adini tasiyan bir mescidin, onun otururken yaslandigi bir tasin varoldugunu söylemekte.
Harran tarihiyle ilgili en dogru bilgiler arkeolojik kazilardan elde edilen buluntulara dayanmaktadir. Harran adina ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. II. bin baslarina ait çivi yazili tabletlerde “Har-ra-na” veya “Ha-ra-na” seklinde rastlanilmakta.
Bu tarihi belgelerden anlasildigina göre, Harran adi 4.000 yildan beri degismeden günümüze kadar gelmis. Harran adi, Sümerce ve Akatca “Seyahat-Kervan” anlamina gelen “Haran-u” dan gelmekte.
Bazi kaynaklar bu kelimenin kesisen yollar veya çok siddetli sicak anlamina geldigini de söylemekte.
Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek bati ve kuzey batiya baglanan önemli ticaret yollarinin kesistigi bir noktada bulunmakta. Anadolu’dan Mezopotamya’ya Mezopotamya’dan da Anadoluya olan ticaret binlerce yil Harran üzerinden yapilmis. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin olusmasina neden olmus.
Abbasi hükümdari Harun Resit zamaninda kurulan “Harran Üniversitesi” dünyada büyük bir ün kazanmistir.
13. yüzyila ait seyahatnamelerde Harran’da 4 medrese (Üniversite), bir hastahane, 1 düskünler yurdu ve 8 hamamin bulundugundan söz edilmektedir.
Bu gün Cüllab ve Deysan irmaklari kurumus oldugundan, Harran sudan ve yesilden mahrum bir ovanin ortasinda 5000 yillik tarihi ile ayakta durmakta. Tipik evleri, höyügü, kalesi, sehir surlari ve çesitli mimarikalintilari, geceleyin gök yüzünde piril piril yildizlari büyük ilgisini çekmektedir.
Atatürk Barajı nedeni ile sulama olanağının artmasından ötürü son yıllarda pamuk ekimi başlamış ve pamuğa dayalı sanayisi gelişme göstermiştir
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;
Harran Kalesi ve Surları, Han El Ba’rür Kervansarayı,Hayat El Harrani Türbesi
Cabir El Ensar Türbesi, İmam Bakır camii ve Türbesi, Şeyh Yahya Hayat El-Harrani (Hayat Bin Kays) Camisi
Ulu Cami (Harran)
Harran Höyüğünün doğu eteğinde bulunan Ulu cami…çeşitli kaynaklarda Cami el-Firdevs, Cuma Camisi ismiyle geçmektedir. Anadolunun ilk anıtsal ve avlulu, şadırvanlı camilerinden olan biridir.

Hilvan
Şanlıurfaya 55 km. Uzaklıkta.
Hilvanın tarih öncesine ait yeterli bilgi bulunmamakta. Bugünkü yerleşim 1820 de Karacurum (Karacurun) ismi ile göçer aşiretleri tarafından kurulmuş. Bu dönemde köy meydanında bulunan kara dibek taşından dolayı da Karacurun ismi verilmiş. Bu yerleşimin ardından çevredeki diğer aşiretler de gelerek buraya yerleşmiştir.
1926 yılında Hilvan ismi ile Urfa ilinin ilçesi konumuna getirilmiştir. Hilvan ismini, Gölcük yolu 5 km mesafede halen Hilvan olarak anılan ancak yeni ismiyle Balkı olarak bilinen köyden almakta. Balkı (Hilvan) köyünde çok eski medeniyetlere dayanan birçok tarihi kalıntı ve harabeler bulunmakta.Ancak bu harabelerin hangi dönemden kaldığı konusunda hiçbir araştırma mevcut değil.

Siverek
Şanlıurfaya 96 km uzaklıkta
Siverek, sönmüş, bir yanardağ olan Karacadağ’ın batısında, Fırat’a doğru uzanan bölgede, Diyarbakır-Şanlıurfa-Adıyaman arasındaki üçgende kurulmuş bir  şehirdir.
Siverek tarihi camileriyle , kendine mahsus örf ve adetleriyle ,gözleri kamaştıran bir şehrimizdir.
Mazisi milattan önce 5000′li yıllara kadar uzanan Siverek’in ne zaman ve  kimler tarafından kurulduğu kesin bilinmemekle beraber. Şehrin etrafında kurulduğu kale ilk defa Asurlular tarafından yapılmış. Daha sonra  Bizanslıların eline geçen Siverek kalesi Diyarbakır’ın dış saldırılara karşı korunması ve  ordu konaklama yeri olarak kullanılmış.
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;
Siverek Kalesi, Yer altı Hamamı , Abdalağa Hamamı
Serap Çeşmesi, Ulu Cami, Gülabibey Cami
Hüseyin Çeribaşı (Sulu) Camisi , Haliliye Camisi
Hasan Çelebi Camisi , Hacı Ömer Cami

Suruç
Şanlıurfaya 45 km. Uzaklık
İlçede günümüze gelebilen eserler arasında; Çarmelik Kervansarayı ve Eba Müslimi Horasani Türbesi  bulunmaktadır ziyaret edebilirsiniz.

NASIL GİDİLİR

Karayolu: Şanlıurfa yurdumuzun güneydoğu sınırlarında ve Arap ülkelerine geçişte yer alması ve GAP’ın merkezi oluşu nedeniyle karayolu ulaşımda önemli rol oynamaktadır.

Havayolu: Kentte havalimanı bulunmaktadır.

Havaalanı Tel : 247 03 43

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Müzesi’nde; Harran’daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin yanı sıra, yöredeki diğer höyüklerde ve eski iskan yerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıkları kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir. Giriş katındaki ilk salon Asur, Babil ve Hitit çağlarına ait eserlere ayrılmıştır.

Harran

Şanlı Urfa’nın 44 kilometre güneydoğusundadır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi Harran Kenti, kendi adıyla anılan Harran Ovası merkezinde kurulmuştur.

Tevrat’ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söylenilir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamberin torunlarından Kaynana veya İbrahim Peygamberin kardeşi Aran’a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran’a Hz. İbrahim’in kenti de denildiğini, Harran’da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın varolduğunu söylemektedir.

Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde “Har-ra-na” veya “Ha-ra-na” şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye’de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran’dan “Ha-ra-na” olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit’lerle Mitanni’ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran’daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir.

Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Harran, Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların da önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu’dan Mezopotamya’ya Mezopotamya’dan da Anadolu’ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştır. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur.

Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran’da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir.

Urfa’nın Hıristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık, Asur, Babil ve Hitit devirlerinden beri Harran’da süre gelen Sabiizm varlığını M.S. 11. yüzyıla kadar sürdürebilmiştir. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi “Harran ekolü”dür.

Bugün Cüllab ve Deysan ırmakları kurumuş olduğundan, Harran sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi ile ayakta durmaktadır. Tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları, geceleyin gök yüzünde pırıl pırıl yıldızları ile turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Atatürk Barajı ve Urfa Tünelleri vasıtasıyla Harran Ovasına akıtılacak olan Fırat Nehri, Harran’ı tarihteki yeşil ve verimli günlerine kavuşturacaktır.

Şuayb Şehri

Şanlıurfa’dan 88 km uzaklıktaki Özkent köyü adıyla anılan tarihi harabelerdir. Geniş bir alana yayılan ören yerinin surlarla çevrili olduğu ve Roma devrinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Şuayb Peygamberin bu kentte yaşadığına inanılır. Burada Peygamber Makamı olarak ziyaret edilen bir de mağara bulunmaktadır.

Sogmatar

Şanlıurfa’ya 73 km uzaklıktaki kent bugün Yağmurlu köyü adıyla anılmaktadır. M.S.1 ve 2′nci yüzyıllarda Süryaniler tarafından iskan edilmiştir. Kökü Harran Sin Kültürüne dayanan Sabiizm ve Baş tanrı Marilaha’nın kültür merkezi olduğu bilinen Sogmatar ören yerinin Baş tanrıya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açık hava mabedi en önemli kalıntılarından biridir. Mabedin duvarlarında Süryanice yazılar ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri işlenmiştir. Ayrıca Kalenin batısında bulunan tepedeki kayalara da tanrıları tasvir eden rölyefler ve Süryanice yazılar işlenmiştir.

Nevali Çori

Nevali Çori adıyla tanınan antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı Kantara köyünün sınırları içerisinde Fırat nehrinin sağ tarafında ve onun bir kolu olan Katara Deresinin yanında yer almaktadır.

Kazane

Şanlıurfa merkeze bağlı Kazane (Uğurcuk) yerleşim alanının tarihi MÖ 5000-3000′e dayanmaktadır. Çalışmalar sırasında mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler bulunmuştur. Bu yerleşim alanında höyüğün tepesinde su deposu inşa edilmiştir. Ayrıca Sümerce’yi Akadça’ya çeviren bir alfabe bulunmuştur.

Balıklı Göl

(Aynzeliha Ve Halil-Ür Rahman Gölleri ) Urfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Urfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerleridir.

İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. Hz. İbrahim’in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür. Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.

Camiler ve Kiliseler

İnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan Urfa’da Ulu Cami , Hasan Padişah Cami, Halil-Ür Rahman Cami, İbrahim Peygamber’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami, Eyyüp Peygamber Makamı Ve Kuyusu görülebilecek Camilerdir. İsa Kilisesi, Der Yakup Kilisesi Urfa’nın önemli kiliseleridir.

Ulu Cami (Merkez): Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436′da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Anadolu’daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu’da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami’nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır.

Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami (Merkez): Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin “Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir” demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.

Sarayın putçusu Azer’in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim’i dünyaya getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.

Balıklı Göl (Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü-Merkez): Şehir merkezinde olup, içindeki balıklar, etrafındaki asırlık çınar ve söğüt ağaçları ile tabii bir akvaryum görünümündedir. Göller, Ayn-ı Zeliha ve Halil-ür Rahman olmak üzere iki tanedir. Hz. İbrahim Peygamber’in, devrin hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye ve onları kırıp parçalayarak tek tanrı fikrini savunmaya başlaması üzerine Nemrut tarafından bugünkü Şanlıurfa Kalesi’nden ateşe atılır. Bu esnada Allah tarafından “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim’in düştüğü yere “Halil-ür Rahman Gölü” denilir. Nemrut’un evlatlığı Zeliha da, Hz. İbrahim Peygamber’e aşık olur. Hz. İbrahim Peygamber için babalığı Nemrut’a yalvarır. Hz. İbrahim’in ateşe düştüğünü görünce Zeliha da kendini ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yere de Ayn-ı Zeliha Gölü denir.

Hz. Eyyüp Peygamber ve Makamı (Merkez): Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yılında Suriye’de Şam ile Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye devam ederek Allah’a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına rağmen Allah’a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak ziyaret edilmektedir.

Eski Ömeriye Cami (Merkez): Şanlıurfa merkezinde bulunan bu caminin, mevcut kitabeleri onarım devrine ait olduğundan inşa tarihi bilinmemektedir. Halk arasında adına dayanılarak caminin Hz. Ömer tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Son cemaat yerinin doğu duvarında yer alan kitabede caminin 1301 tarihinde Muhammed Ağa tarafından tamir edildiği yazılıdır. Bu kitabedeki tarih Ömeriye Caminin Urfa’nın en eski camilerinden biri olduğunu göstermektedir.

Halil-Ür Rahman Cami (Döşeme Cami-Makam Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün güneybatı köşesinde yer alan cami, medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü makamdan meydana gelen bir külliye halindedir. Cami, M.S. 504 tarihinde (Bizans dönemi) Urbisyus’un maddi yardımlarıyla monofistler adına yaptırılan Meryem Ana Kilisesi üzerine XIII. yy.da Eyyübiler devrinde inşa edilmiştir. Caminin güneydoğu köşesine bitişik kare gövdeli kesme taş minarenin batı cephesindeki kitabede, Eyyübilerden Melik Eşref Muzafferiddin Musa’nın emriyle 1211 yılında yaptırıldığı yazılıdır.

Rızvaniye Cami (Zulumiye Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan cami, Bizans devrine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır.

Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp Nebi Köyü-Viranşehir): Hz. Eyyüp Peygamberin mezarının, Viranşehir ilçesinden 12 km uzaklıkta Eyyüp Nebi Köyü’nde olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Eyyüp 7 yıl çile çektikten sonra kendisine Allah tarafından nail olunan şifalı su ile yıkanıp yaralarından kurtulur. Daha sonra eşi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp Nebi Köyünde yaşar. Her ikisinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır.

Eyyüp Peygamberi görmek için 3 ay yol yürüyen ve çok yakınına geldiği halde göremeden ölen Hz. Elyasa’nın kabri de aynı köydedir. Rivayete göre; IV. Murat Bağdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola verip bir gece konaklar. Rüyasında birisi kendisine “Kaldığın yer Eyyüp Peygamberin makamıdır. Sabah kalktığında atının kişneyerek ayağını üç defa vurduğu yere bir cami ile türbe yaptır.” der.

Yine özellikle yöre halkı tarafından anlatılan başka bir rivayete göre Eyyüp Peygamberin sırtını sürdüğü kutsal bir kaya kütlesi de bu köyde bulunmaktadır. Hz. Eyyüp Peygamberi ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’yı (Hz. Eyyüp, “Beni ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’nın türbesini ziyaret etsin” demiştir.) sonra Hz. Eyyüp’ün türbesini, daha sonra Rahime Hatunu ve en son da sırtını sürdüğü kutsal taşı ziyaret etmektedir.

Şuayb Şehri (Harran): Harran’a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak bilinmektedir.

Ulu Cami (Harran): Harran Höyüğünün kuzeydoğu eteğinde yer alan Ulu Cami, 744-750 yıllarında Emevi Hükümdarı II. Mervan tarafından yaptırılmıştır. Ünlü medresesi, hamamı, hastanesi ile bir külliye halinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu’nun en eski ve en büyük camisi olması bakımından önem arz eden caminin Selçuklu dönemindeki onarımlarından kalma mimari parçaları, taş süsleme sanatının son derece güzel örneklerindendir.

Der-Yakup Kilisesi (Nemrut’un Tahtı-Merkez): Urfa Kalesinin batısında Damlacık sırtlarında kurulmuş olan bu yapının Hıristiyanlık dininin doğuşundan sonra yaptırılan ilk kiliselerden olduğu bilinmektedir. M.S. 38 yılında Hıristiyan olan Süryaniler tarafından kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir. Buraya Nemrut’un tahtı da diyenler olduğu gibi Nemrut’un mezarı diyenler de vardır. Halk arasında Apgarın Dağı da denir. Süryaniler buraya Deyro D’Nalşotho (Ruhların Manastırı) demişlerdir.

Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi-Merkez): Bu kilise Tılfındır Mahallesindedir. Hıristiyanlık tarihinin ilk kiliselerinden olup M.S. 38 yılında Süryaniler tarafından yapılmıştır. Evliya Çelebi Hz. İsa’nın Urfa’ya geldiğini ve bu kiliseyi ziyaret ettiğini, bu nedenle buraya Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi) denildiğini yazmaktadır.

Harran (Harran): Din ve dilleriyle en eski milletlerden biri sayılan İbraniler, tek tanrıya inanan bir din anlayışını ilk gerçekleştiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatılan Sami asıllı Yahudi kavmi, Tevrat’a göre Yehova İbranilerini yöneten İbrahim Peygambere “Kabileni al ve baba evini (Ur şehri şimdiki Urfa) bırak, göstereceğim ülkeye git. Orada kavmini büyük bir millet yapacağım.” denmiştir. Yine Tevrat’ta “Abram Harran’dan gittiği vakit, 75 yaşında idi” denilmektedir. Hz. İbrahim’in evinin kentin ortasında bulunan höyüğün kuzey eteklerindeki kalıntılar arasında bulunduğu bilim çevrelerince iddia edilmektedir.

Köprüler ve Su Kemerleri

Karakoyun Deresi

Karakoyun deresinin tarihteki adı Deysan Irmağıdır. Urfa’nın batısından doğan, şehir içersinden geçerek Harran Ovası’nda Cüllap Irmağıyla birleşen bu dere günümüzde kurumuş bir durumdadır. Karakoyun Deresi üzerinde batıdan başlamak üzere doğuya doğru; Hızmalı Köprü, Millet Köprüsü, Jünstinyen Su Kemeri, Samsat Köprüsü (Eski Köprü), Hacı Kamil Köprüsü, Beg Kapısı Köprüsü (Kısas Köprüsü) ve Demir Köprü bulunmaktadır.

Karakoyun Su Kemeri

Millet Köprüsü ile Samsat Köprüsü arasındadır. Bizans imparatoru Jünstinyen tarafından 525 senesinde yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Urfa Kalesi

Kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Göllerinin güneyindeki Damlacık Dağı üzerindedir. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.

Çeşmeler

Firuz Bey Çeşmesi

Ulu Caminin doğusuna bitişik olan Eyyübi Medresesinin güney duvarında yeralan çeşme 1781 tarihinde Firuz Bey tarafından yaptırılmıştır. Medreseden günümüze sadece 1191 tarihli kitabesi kalmıştır. Aynı yerde bugün görülen tek eyvanlı medrese, Eyyübiler Devri medresesinin üzerine 1781 tarihinde Nakibzade Hacı İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Hamamlar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma 8 hamam bulunmaktadır. Bunlar; Cıncıklı, Vezir, Şaban, Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan hamamlarıdır.

Hanlar ve Çarşılar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma çok sayıdaki hanın en güzel örnekleri Gümrük Hanı, Hacı Kamil Hanı, Mençek Hanı, Topçu Hanı, Bican Ağa Hanı, Millet Hanı ve Barutçu Han’dır.

Şanlıurfa’nın Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan eski ticaret merkezi Gümrük Hanı civarında yoğunluk göstermektedir. Kazaz Pazarı (Bedesten), Sipahi Pazarı, Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Oturakçı Pazarı, Kınacı Pazarı, Bıçakçı Pazarı, Kazancı Pazarı, Neccar Pazarı, İsotçu Pazarı, Demirci Pazarı, Çulcu Pazarı, Çadırcı Pazarı, Saraç Pazarı, Attar Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kürkçü Pazarı, Eskici Pazarı, Keçeci Pazarı, Kokacı (Kovacı) Pazarı, Kasap Pazarı, Boyahane Çarşısı, Kavafhane Çarşısı, Hanönü Çarşısı, Hüseyniye Çarşıları Gümrük Hanı civarında yer alan ve günümüzde de tarihi özelliklerini koruyan önemli alış veriş yerleridir.

Ornitoloji

Dünyada soyu tükenmekte olan ve Türkiye’de yalnızca Birecik’te yaşayan Kelaynaklar Şanlıurfa yöresindeki hayvan türlerinden en ilgincidir. İbidae soyundan olan Kelaynaklar baş ve gerdanları tüysüz olduğundan bu adla anılmaktadır. Birecik’ten başka Fas ve Cezayir’de yaşayan Kelaynaklar kış aylarında Etiyopya ve Madagaskar’a göç ederler ve şubat ortasından başlayarak Birecik’e gelirler. Kayalık yamaçlarda yuva kurar, yumurtlama döneminden sonra temmuz ayı ortalarında geri dönerler. Birecik’te her yıl Kelaynak Festivali düzenlenmektedir.

Geleneksel Urfa Evleri

Urfa evleri genellikle harem (halk harem der) ve “oda” denilen selâmlık kısmı olmak üzere iki bölümden oluşurlar. Bazen bu iki bölüm, aralarından bir duvarla ayrılmış ve sokak tarafından ayrı birer kapıları olan müstakil iki ev görünümünü verdikleri gibi, bazen de tek kapıyla girilen selâmlık bölümünden sonra ikinci bir kapıyla harem bölümüne geçilen bir plan gösterirler.

Hacı Hafızlar Evi

Kara Meydan semtindedir. Postahanenin güneyine bitişik olan bu ev, harem ve selâmlık bölümlü olup geleneksel Urfa evlerinin birçok özelliğini üzerinde toplamaktadır. 1888 yılında inşa edilen bu tarihi ev Kültür Bakanlığı’nca restore edilerek Devlet Güzel Sanatlar Galerisi haline getirilmiştir.

Sakıbın Köşkü

1796-1876 yılları arasında yaşayan Şair Sakıp Efendi tarafından yaptırılan bu konak Halepli Bahçe içerisinde bulunur. Nedim Efendi Konağı gibi harem ve selâmlık olarak geniş bir alana yayılır. 1985 yılında Şanlı Urfa Belediyesi’nce tamir ettirilmiştir.

Küçük Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu Konağı

(Vilayet Konukevi) : Şanlı Urfa Merkezinde, Vali Fuat Caddesi’nin (Büyükyol) Balıklıgöl’e yakın kesiminde Selahattin Eyyubi Caminin batısındadır. Bu tarihi konak 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir (1890 yılları). Harem ve selamlık bölümleri vardır. Konakta inşaat malzemesi olarak ünlü Urfa Taşı kullanılmıştır.

COĞRAFYA

Karacadağ Şanlıurfa’ nın en yüksek noktasını teşkil eder. Güney yarısında ovalar yer alır. Şanlı Urfa’nın etrafında çok sayıda mağara; sarnıç; polye; dolin bulunmaktadır. (Kanlı Mağara; Dedenin Sarnıcı vb.)

Batıdan doğuya doğru Suruç; Harran; Viranşehir-Ceylanpınar; Halfeti; Hilvan ve Bozova Ovaları en önemli ovaları, Karacadağ; Tektek; Takırtukur; Susuz; Germuş; Nemrut; Şebeke; Arat dağları en önemli dağları, Fırat Nehri; Culap Suyu; Habur Nehri en önemli nehirleri ve Atatürk Baraj Gölü; Halil-ür Rahman Gölü; Aynzeliha Gölü de en önemli gölleridir.

Şanlıurfa iklimi karasal iklim özelliği gösterir. Yazları çok sıcak ve kurak; kışları bol yağışlı ve nispeten ılıman geçmektedir.

TARİHÇE

Şanlıurfa tarihinin Paleolotik çağa kadar uzandığı tespit olunmuştur. Kazılarda Neolitik çağ Kalkolitik çağ ve İlk Tunç çağına ait çok sayıda değerli eserler ele geçirilmiştir.

Bölge, Arami, Part, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Selahattin Eyyubi, Moğol, Memlük ve Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

NE YENİR

Yemek kültürü oldukça zengin olan Şanliurfa’da Ayran çorbasi, çagala aşi, pakla aşi, hitti bastirmasi, sarimsak aşi, isot çömlegi, erik tavasi, semsek, has (marul) dolmasi, mimbar, acir bastirmasi, masluka, lebeni, borani, duvakli pilav, etli köfte (çig köfte), haş haş kebabi, kemeli kebap, tike kebabi, tepsi kebabi, frenkli (domatesli) kebap, kemeli cacik, bostana, koruk salatasi, katmer, aşir aşi, paliza, şillik, haside, kuymak, zingil, paliza geleneksel yöresel yemekler arasinda sayilabilir.

NE ALINIR

Şanlıurfa’da tarihi çarşı ve pazarlarda el dokumacılığı, tarakçılık, ağaç oymacılığı, saraçlık (dericilik), kürkçülük, bakırcılık, kuyumculuk ve taş süslemeciliği ürünleri bulunmaktadır.

YAPMADAN DÖNME

Çiğ köfte tatmadan,

Harran’ı görmeden,

Urfa’nın acı kahvesini (mırra) içmeden,

Atatürk Barajını gezmeden,

Balıklı Gölü gezmeden,

Kelaynakları gözlemeden,

Kapalı çarşıdan alışveriş yapmadan,

….Dönmeyin.

Kas-20-2013

Tunceli sauna

 

Tunceli İlinde Sauna hizmeti vermekteyiz 

 

Tunceli ilinde sauna hizmeti verdiğimiz ilçeler 

Çemişgezek
Hozat
Mazgirt
Nazımiye
Ovacık
Pertek
Pülümür

 

 

 

 

 

Yüzölçümü: 7.774 km²

İl Trafik No: 62
Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli İli, kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Irmağı, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Belirgin doğal sınırlarla kuşatılmış olan il toprakları, doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde Erzincan illeriyle komşudur. 2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre toplam 93548 kişilik nüfusa sahip olan Tunceli , aynı zamanda Türkiye’nin en az nüfusa sahip ilidir. Tunceli, 7774 km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1’ini kaplamaktadır. Tunceli yöresinde ilk çağlardan beri pek çok uygarlık yaşamıştır. Orta Çağdan kalma ve bugün hala iyi durumda bulunan Pertek kalesi ve Munzur Vadisi Milli Parkı görülmeye değer güzellikleridir.

Tuncelinin İlçeleri
Tunceli ilinin ilçeleri; Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Nazımiye, Ovacık, Pertek ve Pülümür’dür.

Çemişgezek: İlçe Tunceli’nin batısında yer almakta olup, İl’e 117 km. uzaklıktadır. 877 km² alana sahip olan İlçenin rakımı 953 m.dir. Tunceli ile olan ulaşımı Pertek üzerinden karayolu ile sağlanır. Ancak ulaşım daha çok Elazığ İli üzerinden olup Elazığ-Çemişgezek arasındaki karayolunun bir kısmının Keban Baraj Gölü üzerinde olması nedeniyle feribotlarla sağlanmaktadır.

Hozat: Hozat; kuzeyinde Ovacık, doğusunda merkez ilçe, güneyinde Pertek ve batısında Çemişgezek ilçeleriyle çevrilidir. İlçenin denizden yüksekliği 1520 m. olup, yüzölçümü 804 km.²dir. İlçe merkezi Tunceli’ye 96 km. uzaklıkta bulunmakta olup ulaşım il merkezine ve Elazığ’a Pertek karayolu üzerinden sağlanır.

Mazgirt: Tunceli iline 40 km. Elazığ iline 100 km. uzaklıkta olan Mazgirt ilçesi, Tunceli-Elazığ Karayolunun 10 km. kuzeyinde yer almaktadır.

Nazımiye: Eski ismi Kızıl Kilise olan Nazımiye ilçesi 553 km² alanla, İl’in en küçük ilçesidir. İl’e uzaklığı 36 km. olup, denizden yüksekliği 1550 m. dir.

Ovacık: Tunceli’nin kuzeyinde yer alan Ovacık’ın ismini dağların arasında yer alan 74 km2’lik ovadan aldığı sanılmaktadır. 1538 km² alanı ile ilimizin arazi yönünden en büyük ilçesidir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan İlçeye ulaşım Munzur Suyu ile birlikte devam ederek ilerleyen ve Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yer alan eşsiz doğa manzaralarıyla dolu karayolu üzerinden sağlanmaktadır.

Pertek: İl merkezinin güney kısmında yer alan Pertek ilçesinin, doğusu ve güney sınırı tamamen Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Kuzeyinde merkez ilçe ve Hozat, batısında ise Çemişgezek ilçesi ile sınırlanır.

Pülümür: Tunceli merkezinin kuzeydoğusunda yer alan ve 1505 km2’lik yüzölçümüne sahip olan İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1650 m dir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan ilçeye Pülümür Vadisi ve Pülümür Çayı boyunca uzanan ve aynı zamanda Tunceli’nin Erzincan ili ile olan bağlantısını sağlayan karayolu üzerinden ulaşılır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Tunceli, güneyden Elazığ, kuzeyden Erzincan ve Erzurum illerine bağlayan devlet karayolu üzerindedir.

Otogar Tel : (+90-428) 212 48 59

Havayolu: Tunceli’ye en yakın havaalanı, kent merkezine yaklaşık olarak 120 km. uzaklıkta yer alan ve iç hatlara hizmet veren Elazığ Havaalanıdır.

Tuncelide Gezilecek Yerler

Kaleler
Pertek İlçesindeki Pertek Kalesi Mengüçlüler döneminde inşa edilmiştir. Bugün Keban Baraj Gölü altında kalan ve bir ada görünümünde olan kale sivri bir kayanın üzerinde kurulmuştur. Selçuklular zamanından kalan kale, Osmanlılar zamanında onarılmıştır.

Mazgirt İlçesinde Urartu dönemine ait pek çok kale kalıntısı bulunmaktadır. Bunlar Malazgirt Kalesi, Dedebağ, Kaleköyü ve Sağman Kaleleridir.

Cami ve Türbeler
Tunceli’de bulunan Yelmaniye Cami, Ulukale Cami, Baysungur Cami, Çelebi Ali Cami, Sağman Cami, Hamidiye Medresesi Osmanlı dönemine, Eltihatun Cami ise Akkoyunlu dönemine ait eserlerdir.

Uzun Hasan ve Eltihatun Türbeleri Akkoyunlu dönemi eserleridir.

Mağaralar
Çemişgezek ilçesindeki İn Mağaraları Urartu dönemine ait olup, kaya mimarisi örneğini oluşturmaktadır.

Yaylalar
Tunceli topraklarının % 25′ini oluşturan platolar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde yayla turizmine yönelik potansiyel yaratmaktadır. Bitki örtüsü, doğal çevre değerleri, manzara olanakları, ulaşım durumu ve diğer turizm kaynaklarına yakın olma unsurları bir arada değerlendirildiğinde, yayla turizmi potansiıeli açısından Merkez ilçede Gözen Köyü, Sarıtaş, Gökçek, Karagöl ve Alacık yaylaları; Pülümür ilçesinde Sağlamtaş, Karagöl, yelekli, Dereboyu, Dağbek ve Çakırkaya yaylaları; Ovacık ilçesinde Koyungölü, Burnak, Eğripınar, Paşadüzü, Gözeler ve Mollaaliler yaylaları öne çıkmaktadır.

Milli Parklar
Tunceli – Munzur Vadisi Milli Parkı

Yeri: Tunceli ili
Ulaşım: Doğu Anadolu Bölgesinde Tunceli ili sınırları içinde yer alan Munzur Vadisi Milli Parkı Tunceli’ye 8 km. uzaklıktadır.

Özelliği: Karasu ve Murat çöküntüsü alanları arasında yükselen Munzur Dağlarının jeolojik yapısı, metamorfik , volkanik ve tortul kayaçlardan meydana gelir. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen bu dağlık alan Mercan ve Munzursuyu vadileri ile büyük ölçüde parçalanmıştır. Mercan vadisinin 1.60 metreden yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne gelindiğinde kaynayan gözeler, vadi boyunca dökülen küçük şelaleler Milli Parkın peyzajında ilgi çekici örnekleridir.

Milli Parkta tepeler ve yamaçlar meşe ormanları ile kaplıdır. Vadi tabanında ise ceviz, kızılağaç, dişbudak, karaağaç, çınar, kavak, sögüt ve çalı türlerinden meydana gelen zengin bir bitki örtüsü görülür. Sarp ve dik yamaçlar ise çıplaktır.

Yaban Hayatı; kurt,tilki, ayı, kınalı keklik gibi türlerin yanında dağkeçisi , çengel boynuzlu dağkeçisi, vaşak, susamuru, çil keklik, keklik kaya kartalı gibi nadir türlerin de barınmasına imkan sağlamakta;Munzur Vadisi ve Mercan suyunda bol miktarda alabalık bulunmaktadır.

Parkta görevlilerin göstereceği yerde kamp kurmak,piknik yapmak ,sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir.

Görülebilecek Yerler: Mercan Vadisinin yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne inildiğinde kaynayan gözeleri ve küçük şelalesi görülmeye değer güzelliktedir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta kamp kurulup,piknik yapılabilir. Sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir. Çadırla konaklanabilir..

Sportif Etkinlikler
Rafting: Tunceli sınırları içerisinde akıp giden Munzur, Pülümür ve Peri suları gerek debileri, gerekse akış hızları itibari ile rafting (kano) sporu yapmaya oldukça elverişli sulardır.

Doğa Yürüyüşü: Ovacık ilçesinin kuzeyindeki Munzur sıra dağları ile ilçenin güneyindeki meşelik tepeler, İlin kuzeydoğusunu kaplayan ve yüksekliği 3292 metreye varan Karasu-Aras dağları ile Bağırpaşa dağları dağcılık ve doğa yürüyüşü sporlarına olduğu kadar kayak için de uygundur.

Tuncelinin Coğrafyası
Tümüyle Fırat Havzası içerisinde kalan İl, doğal sınırlarla kuşatılmış yüksek bir bölgedir. Doğu Toros Dağlarının uzantıları doğu-batı yönünde uzanarak ilin kuzeybatısını, kuzeyini ve kuzeydoğusunu hemen hemen bütünüyle kaplar. Bu dağlar aşılması güç sıralar oluşturduğu için Tunceli, Türkiye’nin doğu ucunda Iğdır Ovasından başlayıp Erzincan Ovasına kadar uzanan verimli çöküntü alanıyla bütünleşememiştir. Bu dağlar, yer yer hem yüzey sularıyla aşınarak hem de akarsular tarafından derince oyularak yüksek platolara dönüşmüştür. Vadiler çok dar ve dik olup vadi tabanlarında ovalar oluşmamıştır.

Güneyden kuzeye ve batıdan doğuya yükselen il topraklarının % 70′ini dağlar, % 25′ini platolar, % 5′ini ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır.

Tunceli İlinin genel iklimi, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuktur. Yağışlar genellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında yağmur, kış aylarında kar şeklinde olmaktadır.

Tuncelinin Tarihçesi
Tunceli’nin, Çemişgezek ilçesinin güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan kazılarda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (İ.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır.

NE YENİR?
Oldukça zengin yemek kültürüne sahip olan Tunceli’nin yöresel yemekleri arasında Zerefet (Babiko), Sirekurt, Sirepati, Keşkek, Kavut, Patila unlu yemeklerine örnek verilebilir. Yöreye özgü bitki ve sebze yemeklerinden, Gulik Yemeği, Mantar Yemeği, Döğme Çorbası, Döğme Pilavı, Gulik Çorbası, Guriz Yemeği ile kurutulmuş sebze yemekleri sayılabilir. Geleneksel yöresel tatlılar arasında Helva, Dut Tatlısı, Aşure, Pancar tatlısı, Kabak Tatlısı, Heside (sulandırılmış Dut pekmezi, un ve tereyağı) ile baklava yer almaktadır.

NE ALINIR?
Birbirinden maharetli genç kızlar tarafından dokunan ve üzerinde yöreye özgü desenlerin işlendiği yer yaygısı türü olan “Cicim” ve çanta olarak kullanılabilecek “Heybe” hediyelik eşya olarak dükkanlarda satılmaktadır. Pülümür dağlarında yetişen birbirinden enfes kokulara sahip çok sayıda değişik çiçeklerden arıların toplamış olduğu özlerle yaptıkları katkısız doğal “Pülümür Balı” tüketim ve hediye amaçlı olarak alınabilir.

Munzur Milli Parkı Vadisinde bulunan dağlarda tamamen doğal ortamında kendi başına yetişen çeşitli dertlere derman tek dişli “Ovacık Sarımsağı” Ovacık ilçesi ile il merkezindeki dükkanlarda satışa sunulmaktadır.

Tunceli’nin yüksek dağlarındaki otlaklarda yetişen değişik otlarla beslenen hayvanların sütünden yapılan Türkiye’de meşhur dağ kokulu “Şavak Peyniri” Türkiye’nin her tarafından alıcı bulmaktadır.

YAPMADAN DÖNME
Munzur Irmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözden oluşan Munzur Gözelerini görmeden,

“Ağlayan Kayalar”ın yanı başında bir hatıra fotoğrafı çektirmeden,

Munzur Vadisi Milli Parkını, Çemişgezek’te ki “İn Deliklerini gezmeden,

Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt İlçelerindeki tarihi kale ve camiler gezmeden,

Yöreye ait bal ve tulum peynirini almadan,

…Dönmeyin.

Kas-20-2013

Trabzon sauna

Seversauna olarak Trabzon  ilinde ve ilçelerinde Sauna hizmeti vermekteyiz.

Trabzon  ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler

Akçaabat
Araklı
Arsin
Beşikdözü
Çarşıbaşı
Çaykara
Dernekpazarı
Düzköy
Hayrat
Köprübaşı
Maçka
Of
Sürmene
Şalpazarı
Tonya
Vakfıkebir
Yomra

 

 

 

Trabzon Hakkında Bilgiler
Yüzölçümü : 4.685 km²
İl Trafik No : 61
Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadenize kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir.

Trabzonun İlçeleri
Trabzon iinin ilçeleri; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdözü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra’dır.l
Akçaabat : Trabzon’un 13 km batısında ve deniz kenarında kurulmuş bir ilçedir. Tabii plajları ile ilin önemli kıyı ilçelerinden birisidir. Mersin Köyü ve Akçakale kamping alanlarının yanı sıra Sera Gölü önemli turistik yerlerden biridir.
Çaykara : Trabzon’un güney doğusunda ve 76 km mesafede bulunan ilçe Uzungöl Turizm Merkezi ile ünlüdür.
Maçka : Trabzon-Gümüşhane karayolu üzerinde Trabzon’a 30 km uzaklıkta doğal güzellikleri yanı sıra Altındere Milli Parkı’nın ve Sumela Manastırı’nın bulunduğu turistik bir ilçedir.

Düzköy : Trabzon’a 40 km mesafede bulunan ilçe Çalköy Mağarasıyla turistik bir ilçe konumundadır.

Trabzonda Gezilecek Yerler

Trabzondaki Müzeler
Ayasofya Müzesi
Kostaki Konağı (Trabzon Müzesi)
Trabzon Kalesi
Trabzon Kalesi: Yörenin en iyi korunmuş eseridir. Şehir merkezinde ve denizden tepelere kadar uzanmaktadır.
Cephanelik: İç içe geçmiş iki yuvarlak yapıdan oluşan kulede dış yapının iki katı tam olarak ayaktadır. Üçüncü katın pek az bir kısmı günümüze gelmiştir. İç ve dış yapılarda kemerli 13′er adet pencere bulunmaktadır. Her katta bulunan 13 pencere sık ve muntazam aralıklıdır.

Dış yapıda bulunan giriş pencerelerle aynı yükseklikte ve biraz daha geniş bırakılmış olup, kuzeybatı yönüne düşmektedir. Üzerindeki kitabe kısmı boştur. Üçüncü katın mevcut olan duvarında, kapıyla aynı hizada, kare bir taş levha, içinde H. 1302 senesiyle tuğra bulunmaktadır. Kare levhanın dört köşesinde kabartma rozetler bulunmaktadır.
Günümüzde yap, işlet, devret modeli ile İbrahim ÖZTÜRK’e kiralanmış olup, onarımına başlanmıştır. Onarımı devam etmektedir.

Sümela Manastırı
Trabzon’un güneyinde, Ziganalar’ın bir tepesinin yamacına yapışmış bir manastır harabesi vardır. Eteklerinde, ormanlar ile kaplı bir vadinin dibinde, Trabzon’a kadar uzanan Değirmen Deresi’nin kollarından biri akar. Halk buraya kısaca Meryem Ana der.Eski adı ise Sumela Manastırı’dır.

Uzungöl
Trabzon’a 99 km ve Çaykara ilçesine 19 km uzaklıkta deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki “Şerah” köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evler doğanın güzelliğini tamamlar özelliktedir.
Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken Uzungöl sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengindir.
Çevrede trekking kuş gözlem botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu Demirkapı Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme olanağı vardır.
Yaban hayatı bakımından Uzungöl çevresindeki dağlarda ayı kurt yaban keçisi tilki kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır.

Trabzondaki Köşkler
Atatürk Köşkü: Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alıp 20.yüzyılın hemen başında yaptırılmış, Atatürk 1934 ve 1937 yıllarında Trabzon’u ziyaretlerinde bu köşkte konuk edilmiştir. Onun ölümünden sonra Trabzon Belediyesi tarafından, dönemde kullanılan eşyalarla dekore edilerek, Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Ulu önderimiz 1937 yılında vasiyetnamesinin bir bölümünü bu konakta yazmıştır.

Trabzondaki Cami ve Kiliseler
İnanç turizmi açısından önemli bir merkez olan Trabzon’da önemli camiler Gülbaharhatun Camisi, İskenderpaşa Camii, Çarşı Camisi, Büyük İmaret Camisi; önemli kiliseler Haghios Eugenius Kilisesi (Yeni Cuma Camii), Panaghia Chrysocephalos Kilisesi (Fatih Camii), Santa Maria Kilisesi, Ayasofya Kilisesi, Santa(Dumanlı) kiliseleridir.

Trabzondaki Hanlar
İlde bulunan hanlar, Vakıfhan, Taşhan, Alacahandır. Ayrıca Taşhan’ın yanında bir de Bedesten bulunmaktadır.
Trabzondaki Korunan Alanlar
Altındere Vadisi Milli Parkı
Uzungöl Tabiat Parkı
Trabzon Tabiat Anıtları
Trabzondaki Yaylalar
Sera Gölü Çevresi
Ulaşım: Trabzon-Akçaabat yolunun 7 Km.sinden güneye 2 Km. stabilize yolla ulaşılmaktadır. Trabzon – Akçaabat arasında günün her saati dolmuş bulunmaktadır.
Özellikler: Su, elektrik, PTT gibi altyapıya sahip olan Sera gölü çevresi gelişmiş bir kamp ve piknik alanıdır. Göl sularında olta balıkçılığı yapılabilir.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için yayladaki pansiyonlardan faydalanılabilir. Yaylada her türlü temel ihtiyaç malzemesi temin edilebilir. Balık ve et lokantası, kır kahvesi, bakkal gecenin geç saatlerine kadar açıktır.
Maçka-Şolma Yaylası
Ulaşım: Maçka ilçesinden batıya doğru 22 km. toprak yolla gidilebilir. Yolun 16 kilometresi zengin bitki örtüsüne sahip Kulin dağının içinden geçmektedir. Yayla mevsiminde minibüs bulunabilir.
Özellikler: 1. 700 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Elektrik, su, telefon mevcuttur.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama yeri bulunmadığından kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak bakkal, manav, kır kahvesi, kasap gibi küçük işletmeler hizmet vermektedir.
Maçka-Mavura Yaylası
Ulaşım: Maçka’nın18,5 km. batısındaki Mavura yaylasına yaz aylarında minibüs bulunabilir.
Özellikler: Elektrik ve su olan yaylada, yayla mevsiminde kır kahvesi, bakkal, kasap, manav hizmet vermektedir. Mavura yaylasıyla Solma yaylası arası 3,5 km. orman manzaralı toprak yol, yaya yürüyüş için idealdir.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama yeri bulunmadığından kamp malzemeleri getirilmelidir. Temel ihtiyaçlar yayladaki günübirlik yerlerden karşılanabilir.
Maçka-Kiraz Yaylası
Ulaşım: Maçka İlçesi Gürgenağaç köyü arası 22 km. asfalt yol olup, Gürgenağaç köyünden güneye doğru 7 km. toprak yolla ulaşılabilir. Yaz mevsiminde ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
Özellikler: 1. 850 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylanın içinden akan buz gibi suda alabalık avlanabilir, yaylada çim kayağı yapılabilir. Temmuz ayının üçüncü cuma günü “Ayeser Şenlikleri” kutlanmaktadır.
Elektrik, PTT ve çeşme gibi altyapıya sahip yaylada, bakkal, kır kahvesi, kasap, et lokantası hizmet vermektedir.
Konaklama-Yeme-İçme Hamsiköy ve Gürgenağaç köylerinde pansiyonlarda konaklanabilir. Her türlü ihtiyaç yayladaki alışveriş yerleri ve lokantalardan karşılanabilir.
Lapazan Yaylası
Ulaşım: Gürgenağaç köyünün güneyinde 2. 200 m. rakımlı yaylaya 27 km. toprak yoldan arazi vitesli araçlarla gidilebilir.
Özellikler: Altyapıya henüz kavuşmamış yaylada Haziran – Temmuz aylarında yer yer kar yığınları görülmektedir. Aşınmaya dayanıklı bitki örtüsü çim kayağına elverişlidir.
Konaklama-Yeme-İçme: Tamamen bakir olan yaylaya kamp malzemeleri ve temel ihtiyaç malzemeleri getirmelidir.
Maçka-Çakırgöl Yaylası
Ulaşım: Yaylaya Maçka – Meryemana yolunun 5 kilometresinden sağa ayrılan toprak yoldan 90 km. ilerledikten sonra ulaşılabilir. Yol üzerindeki yaylaların bir kısmına ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Çakırgöl yaylasına arazi tipi araçlarla gidilmelidir.
Özellikler: 2. 504 m yükseklikteki Çakırgöl yaylasına yol üzerinde; Arnavutluk, Kırantaş, Akarsu, Ayraksa, Livayda Kurugöl, Mesaraş Furnoba, Kasapoğlu, Camiboğazı, Ortaoba ve Deveboynu yaylaları bulunmaktadır.
Konaklama-Yeme-İçme: Yaylaya kamp malzemeleri ve temel ihtiyaç malzemeleri getirmelidir.
Çaykara – Uzungöl Turizm Merkezi
Ulaşım: Çaykara ilçesine 20 km. mesafedeki Uzungöl’e yaz kış ulaşım aracı bulunmaktadır.
Özellikler: 1. 250 m. yükseklikteki Uzungöl, eşsiz doğal güzellikleri ile Karadeniz’in son yıllardaki en gözde turizm merkezlerinden biridir. Altyapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 500 bin m2 alana sahip olan gölde alabalık ve sazan balığı yaşamaktadır. Uzungöl’ün 10 km. güneyinde 3000 m. yükseklikte Holdizon dağlarında, Balıklıgöl çevresinde yaya yürüyüş yapılabilir ve vahşi doğa şartlarında yaban hayatı izlenebilir.
Konaklama-Yeme-İçme: Uzungöl’de göl manzaralı konaklama tesisleri, yeme-içme yerleri bulunmaktadır. 72 yataklı ahşap bungalovlar ve restoranlar yaz kış işletilmektedir.
Karadağ Turizm Merkezi – Karadağ Yaylası
Ulaşım: Akçaabat – Düzköy yolunun 12. kilometresinden batıya dönülerek 28 km. toprak yolla gidilebilen yaylaya, yayla mevsiminde ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
Özellikler: 1. 946 m. yükseklikteki yayla bol oksijeni ile akciğer tedavisi görmüş hastaların tatil için tercih ettiği yerdir. Alt yapı hizmetleri tamamlanmış olan yaylada hediyelik eşya satış yerleri bulunmaktadır. Yaylada yaban hayatı da oldukça zengindir.
Konaklama-Yeme-İçme: 10 yataklı pansiyonda konaklanabilir. Yaylada bakkal, fırın, kır kahvesi ve lokanta hizmet vermektedir.
Karadağ Turizm Merkezi – Hıdırnebi ve Kuruçam Yaylaları
Ulaşım: Yaylalara Akçaabat – Düzköy yolunun I2.nci kilometresinden batıya dönülerek on kilometrelik toprak yolla ulaşılmaktadır. Yolu yaz-kış ulaşıma açık olan yaylalara ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Kuruçam – Hıdırnebi yaylaları arası bir kilometredir.
Özellikler: 1. 742 m. yükseklikteki yaylalarda alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 20 Temmuz’da başlayıp üç gün süren Hıdırnebi şenliklerinin düzenlendiği Hıdırnebi tepesi doğal manzara seyir terası konumundadır. Orman içinde kurt, tilki, çakal vb. yabani hayvanları izlenebilir, foto safari yapılabilir.
Yörede yaşayan köylüler, püsküllü çanta, alaca çorap, örme sepet, yayık, kaşık vb. ağaç mutfak eşyaları satmaktadır.
Konaklama-Yeme-İçme: Yayladaki bakkal, manav, kasap, fırın, lokanta ve kır kahveleri ve yayla mevsiminde işletilen pansiyonlar bulunmaktır. Yol üzerinde Acısu köyünde maden suyu kaynağı ve pansiyon bulunmaktadır.
Tonya – Erikbeli Yaylası
Ulaşım: Tonya ilçesinden güneye 24 km. toprak yolla ulaşılan, Erikbeli yaylasına yaz aylarında ticari taksi ve dolmuşlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır
Özellikler: 1. 800 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Erikbeli Turizm Merkezi, Kadırga, Çatma Obası, Sazalanı, Zigana, Ken yaylalarına giden yolların birleştiği kavşaktadır. Erikbeli, Sazalanı, Ken, Sinlice, Şıkkıranı ve Siz dağı yaylaları arası doğa yürüyüşü için idealdir. Ken yaylası Erikbeli Turizm Merkezi’nin 9 km. kuzeyinde, Şıkkıran yaylası 19 km. kuzeyinde orman içerisindedir.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan et, süt, yumurta, ekmek gibi gıda maddelerini temin edilebilmektedir.
Sazalanı Yaylası
Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 5 km. batısında yer alan Sazalanı yaylasına ham toprak yolla ulaşılmakta olup, yayla mevsiminde ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
Özellikler: 1. 700 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylada lokanta, kır kahvesi, bakkal bulunabilir.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.
Sis Dağı Yaylası
Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nden sonra kuzeybatıya 25 km. toprak yolla Sis dağı yaylasına ulaşılır.
Özellikler: 1. 550 m. yükseklikteki yaylada kısmen altyapı hizmetleri getirilmiştir. Bakkal, kasap ve kır kahvesi bulunabilir. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cumartesi günü Sis Dağı Şenlikleri yapılmaktadır.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.
Kadırga Yaylası
Ulaşım: Kadırga yaylası, Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 14 km. doğusundadır. Ham toprak yolla ulaşılan yaylaya yaz aylarında ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
Özellikler: Yayla, 2. 300 m. yükseklikte ağaç yetişme sınırının üzerindedir. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cuma günü kutlanan Kadırga Şenlikleri’ne on binlerce kişi gelmektedir. Halk oyunları gösterileri, yarışmalar, davul zurnalı eğlenceler sırasında tonlarca et, ekmek, yayık ayranı tüketilen Kadırga Şenlikleri büyük bir pazara, panayıra benzemektedir.
Elektrik, su, WC. gibi altyapıya sahip yaylada bakkal, kasap, fırın, lokanta, tuhafiyeci, kır kahveleri hizmet vermektedir.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.
Çatma Obası Yaylası
Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 14 km. doğusunda yer alan Kadırga yaylasının 9 km. güneyindedir. Yaylaya özel araçlarla gidilebilir.
Özellikler: 2. 200 m. yükseklikteki Çatma obası küçük bir yayladır. Erikbeli-Kadırga-Çatma Obası Yaylası ve Zigana Kayak Merkezi arasında doğa yürüyüşü yapılabilir. Mızraklı Su, Şehitler tepesi, Çıngıraklı kuyu gibi efsaneleri olan mekanları vardır.
Mızraklı Su: Efsaneye göre, savaş sırasında çok susayan asker bir mızrağı ortadan kırıp sağa sola bütün gücüyle fırlatır. Mızrağın bir parçasının saplandığı yerden su çıkar, diğer parçasının saplandığı yerde su kaybolur. 50-60 metre aşağıda esrarengiz bir şekilde çimlerin arasında yok olan suyun çıktığı bölüm, günümüzde beton koruma altına alınmıştır.
Çıngıraklı Kuyu Bu adı, kuyuya atılan bir taş parçasının uzun süre ses çıkarmasından almaktadır. Girişin uzun zaman karla kapalı kaldığı mağara bulunmaktadır.
Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama ve yeme-içme malzemeleri getirilmelidir.
Düzköy (Haçka Obası) Yaylası
Ulaşım: Yaylaya, Trabzon’a 40 km. mesafedeki Düzköy ilçesinden güneye 12 km. toprak yolla ulaşılabilinir.
Özellikler: 1. 784 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylada bakkal, kasap, manav, fırın ve kır kahveleri bulunmaktadır. Temmuz ayının üçüncü cuma günü Kadırga, 14 Ağustos da Karaabdal şenlikleri yapılan yaylada Haçkalı Baba türbesi ilgi çekmektedir.
Konaklama-Yeme-İçme: 20 pansiyonda konaklanabilir. Her türlü yeme-içme imkanı bulunmaktadır.
Trabzondaki Mağaralar
Çalköy Mağarası
Akarsu Köyü Mağarası
Mesire Yerleri
Boztepe: Trabzon kentini panoramik açıdan görünümünü sağlayan bölge, yaz mevsiminde gezi ve dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır. Otomobil ile ulaşım mümkün olup yeme-içme tesisleri oldukça gelişmiştir.
Çamburnu:Trabzon-Rize Devlet Karayolu üzerinde Sürmene İlçesine bağlı çamlık-plaj ve piknik alanıdır.
Sera Gölü: Sera Gölü, Trabzon’un batı sahilinde,şehir merkezine 8 km. uzaklıkta bulunan, denize 2 km. mesafede, Akçaabat İlçe sınırlan içerisinde krater bir göl oluşumudur. 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuştur. Yeme-içme tesisleri yanı sıra piknik alanı olarak da düzenlenmiştir.
Trabzonun Coğrafyası
Güneyinde Gümüşhane ve Bayburt, batısında Giresun, doğusunda Rize illeri ile çevrili olan Trabzon, kuzeyinde de Karadenize kıyısı vardır. Yerleşim yoğunluğu sahil kesimlerdedir. Deniz seviyesinden başlayarak güneye doğru artan yükseklik bölgede 3000 metreyi bulur. Yüksek kesimlerde genellikle dağlar, tepeler ve yaylalar yer almaktadır.
Bitki örtüsü açısından son derece zengin olan Trabzon’da 440′ı bölgeye has, Türkiye genelinde nadir olan 2500 bitki türü bulunmaktadır.
Yıllık deniz suyu sıcaklığı ortalaması 16.1° olup, Ağustos ayında 27.5°C’ ye ulaşır. En düşük değer ise, Mart ayında 6.0°C dır. Senenin her ayı yağışlı olan Karadeniz rejiminin bariz özelliklerini taşır.
Trabzonun Tarihi Trabzonun tarihi geniş bilgi TIKLA
Kent tarihinde ilk defa M.Ö. 5.yüzyılda Miletli Kolonistler tarafından kurulmuştur.
Roma ve Bizans devirlerini yaşayan Trabzon, 1204 yılında Pontus devletinin başkenti olmuştur.
1461 ‘de Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan kentte Yavuz Sultan Selim Şehzadelik yapmış Kanuni Sultan Süleyman bu kentte doğmuştur.
Trabzonda ne yenir
Pek çok yemeği yapılan hamsi, karalahana ve mısır ekmeği, hamsi kuşu, hamsi pilavı, hamsili kaygana, hamsi tava, lahana kavurması, hoşmerim, Akçaabat Köftesi, kıymalı ve peynirli Trabzon pidesi, Hamsiköy sütlacı yöre yemeklerindendir.
Trabzondan ne alınır?
Eskinin daracık arnavut kaldırımlarının üzerinde yürüyüp tek katlı arasta biçimli ve koridoru andıran, hemen hemen tüm Trabzon halkının alışveriş mekanı olan kemeraltında Trabzon’a has telkari usulü ile el yapımı gümüş eşyaları görmelisiniz. Altıncılar ve gümüşcüler çarşısını mutlaka gezmelisiniz.

YAPMADAN DÖNME
Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesini gezmeden,
Şehrin 7 km güneybatısında soğuksu mevkiinde 19.yüzyıl sivil mimari örneği ile yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk’e bir hediyesi olan Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden,
Fatih veya İrena Kulesi olarak bilinen ve Cephanelik olarak kullanılan mekanı görmeden,
Yayla şenlikleri mayıs ayının ilk pazar günü başlayarak ağustos ayının sonuna kadar süren festivaller Trabzon’un simgesi halindedir. Festival tarihlerinde Trabzon’a gelirseniz festivale katılmadan,
Kışın Trabzon’a geldiyseniz, Sümela Manastırını kar altında görmeden,
Sümela Manastırı gezisi sonrası yol güzergahında bulunan lokantalarda, kara lahana dolması, kayana, Hamsiköy’de Hamsiköy Sütlacı yemeden,
Uzungölü gezmeden,
Tereyağında alabalık ve tüm Karadenize özgü yemekleri tatmadan…
Dönmeyin.

 

trabzon Trabzon sauna

Kas-20-2013

Tokat sauna

Seversauna olarak Tokat ilinde ve ilçelerinde  Sauna hizmeti vermekteyiz.

Tokat  ilinde hizmet verdiğimiz ilçeler
Almus
Artova
Başçiftlik
Erbaa
Niksar
Pazar
Reşadiye
Sulusaray
Turhal
Yeşilyurt
Zile

Tokat Hakkında Bilgi

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 9.958 km²
Nüfus: 719.251 (1990)
İl Trafik No: 60

 

 

Almus: İlçe, Almus Baraj Gölü ile mükemmel bir görüntüye ulaşmış, yeşil ve mavinin kaynaştığı cennetten bir köşe görünümünü kazanmıştır. Almus Baraj Gölünün su sporlarına uygun bir alan olması, barajda yapılabilecek olta balıkçılığı, başta Dumanlı Yaylalar zinciri ve Çatak Yaylası olmak üzere yayla turizmi için ideal yapıya sahip olan Almus doğal bir turizm cennetidir.
Erbaa: Horoztepe Ören Yeri, Kale Köyünde bulunan Boğazkesen Kalesi, Yer Köprü en önemli tarihi yerleridir. Ayrıca Fidi Köyünde bulunan Silahtar Ömer Paşa Camii ahşap mimarinin en önemli örneklerinden biri sayılır.
Niksar: Tokat merkezine 60 Km. uzaklıktadır.
Niksar tamamı ile bir ören şehir konumundadır. Hitit döneminden başlayan tarihi boyunca üzerinde barındırdığı tüm uygarlıklardan kalan eserler Niksar’a daha da ilginç bir yöre haline getirmiştir. Danişmend Devletine başşehirlik yapan ilçede önemli ölçüde Selçuklu, Danişmend ve Osmanlı eserleri mevcuttur. Leylekli Köprü, Çöreğibüyük Camii, Ulu Camii, Niksar Kalesi, Kırkkızlar Türbesi, Danişmend Melik Ahmet Gazi Türbesi bu eserlerden bazılarıdır.
Ayrıca dünyanın en hafif suyu olan Niksar Ayvaz Suyu da ilçenin tanıtımına önemli bir katkı sağlamaktadır.
Pazar: Tokat’a 25 Km. uzaklıktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan Ballıca Mağarası ilçe turizmine önemli bir canlılık getirmiştir. Bunun yanında Selçuklu dönemlerinden kalma Pazar Köprüsü, Mahperi Hatun Kervansarayı gibi tarihi eserler ilçeye önem kazandırmaktadır.
Sulusaray: İl merkezine 68 Km. uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis’dir. Sulusaray’ın MÖ. 3000 yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir.
Sulusaray ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir hareketlilik sağlamaktadır.
Turhal: Turhal, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alır. İlçenin etrafı dağlarla çevrilidir, şehrin ortasında Turhal kalesi yer almaktadır. Kalenin üzerinde eski bir şatodan kalma iki burç ve bir de yeraltı geçidi bulunmaktadır.
İlçede Turhal kalesinin yanında Kesikbaş Camii, Ulu Camii, Kova Camii, Ahi Yusuf Baba, Şeyh Şehabettin, Nurullah Efendi Türbeleri bulunmaktadır.
Zile: Hitit, Frig, Pers, Roma ve Bizans kültürlerinin yaşadığı Zile’de bugün Hititlere, Friglere, Perslere, Roma ve Bizanslılara, İlhanlı Danişmend, Selçuklu ve Osmanlılara ait tarihi eserleri görmek mümkündür. Bu eserler içerisinde Zile Kalesi, kalenin doğu yönündeki kayaların oyulmasıyla yapılan ve Roma döneminden kaldığı anlaşılan Tiyatro, Kalenin Kuzey Doğu tarafında bulunan Kaya Mezarı, Çay Pınarı, İmam Melikiddin Türbesi, Şeyh Musa Fakih Türbesi, Ulu Camii, Elbaşoğlu Camii, Çifte Hamam, Yeni Hamam, Masat Höyük, Hisar Kale, Anzavur Mağaraları, Hacı Boz Köprüsü, Koç Taşı ve Kuru Çaydaki manastır harabeleri görülmeye değer tarihi eserler arasındadır.
Roma İmparatoru J. Sezar Zile’de yaptığı tarihi savaştan sonra başarısını ünlü ” Veni, Vidi, Vici” (Geldim, Gördüm, Yendim.) şeklindeki mesajını Dünyaya buradan duyurmuştur. Bu sözünün yazıldığı taş halen Zile Kalesinde bulunmaktadır.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Tokat’a ülkenin her yerinden ulaşmak mümkündür.
Otogar Tel: (+90-356) 214 22 21
Havayolu: Tokat-Turhal karayolunun 17. Km. sinde yer alan Tokat Havalimanından İstanbul – Ankara bağlantılı tarifeli uçak seferi düzenlenmektedir.
Havaalanı Tel: (+90-356) 238 72 68
Demiryolu: Sivas – Samsun hattında çalışan DDY bağlantılı trenler Artova, Zile ve Turhal ilçelerinden yolcu almaktadır.
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Tokat Müzesi
Adres: GOP Bulvarı No: 143 – Tokat
Tel: (356) 214 15 09
Örenyerleri
Tokat Müzesi
Maşathöyük- Zile – Yalınyazı
Ulutepe -Tural – Ulutepe
Niksar – Niksar
Sebastapolis – Sulusaray
Masat Höyük: Tokat’ın Zile İlçesi Yalınyazı Kasabasında yer alan Masat Höyük’de M.Ö.3000′de Eski Tunç Çağı, M.Ö. 2000′de Hitit çağı, M.Ö. 1000′de Frig Çağını yaşayan 3 dönem mevcuttur. Masat Höyükte Kayseri’de Hitit imparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayı bulunmuştur. Pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin yanında Hitit Hiyeroglif (Resim Yazısı) yazısı ile yazılmış tablet en önemli eserdir.
Sulusaray (Sebastapolis): Sulusaray Tokat’ın 68. Km. güneybatısında bulunmaktadır. Höyüğün M.Ö. 3000 yılında Eski Tunç, M.Ö. 2000 yılında Hitit, M.Ö. 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup, çıkan bu eserler Tokat Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca Antik kentte yapılan çalışmalarda antik kentin sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı olan sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir. Bu mozaikler Sulusaray’da kapalı bir salonda teşhir edilmektedir.
Diğer arkeolojik alanlar ve antik yerleşim yerleri arasında, Horoztepe, Niksar, Tufantepe, Komana Pontika sayılabilir.
Mağaralar
Ballıca Mağarası : Pazar ilçesinde bulunan Ballıca Mağarası 680 Metre uzunluğu ve 94 metre yüksekliği ile Dünyanın en gösterişli mağaraları içerisinde yer almaktadır.
Cami ve Medreseler
İlde bulunan camiler, Ali Paşa, Hatuniye, Meydan, Takyeciler, Ulu Camii, Çöreğibüyük Camii, Silahtar Ömer Paşa Camii, Elbaşoğlu Camiidir. Çukur Medrese, Gökmedrese, Mevlevihane ilin önemli medreseleridir.
Hanlar ve Kervansaraylar
Taşhan, Bedestenler Hanı, Yazmacılar Hanı, Mahperi Hatun Kervansarayı görülebilecek yerlerdendir.
Kaplıcalar
Sulusaray Kaplıcası: Tarihi Nice Polis Harabeleri arasında kaynayan Sulusaray Kaplıcaları ilde ve bölgede en önemli kaplıcadır. Kaplıca suyu 55 °c.dir. Minarellerine göre tuzlu, sülfatlı-hafif acı su olarak isimlendirilmiştir. Sulusaray Kaplıcası şu an romatizmal hastalıklardan rahatsız olanlara şifa vermektedir. Kaplıcanın bulunduğu yerde, sezon süresinde kiraya verilen pansiyon, Konaklama yerleri ve çadırları ile gelerek kamp kurmak isteyenlere de kamp yerleri verilmektedir.
Reşadiye Kaplıcası: Reşadiye ilçesinde yer almaktadır. Ortalama sıcaklığı 40- 41 °c. dir. Romatizma, felçli hastalıklara ve kireçlenmelere karşı tedavi edici bir özelliği vardır. Kaplıca son derece modern motel, yıkanma havuzları ve tesislere sahiptir.
Yaylalar
Tokat’ta, Çamiçi, Topçam, Bizeri, Gürlevik, Batmantaş, Dumanlı Yaylaları yöre halkı tarafından ilgi çekmektedir.
Sportif Etkinlikler
Kamp-Karavan : Gümenek, Sulusaray Kaplıcası, Gıj gıj Dağı kamp ve karavan turizmi için doğal ortamlardır.
Trekking : Alan Yaylası-Akdağ Zirvesi (2000 m.) Ballıca Mağarası arası trekking sporunu sevenler için mükemmel bir alandır.
Kuş Gözlem Alanı : Kaz Gölü onlarca çeşit kuşun yuvalandığı, beslendiği sazlıkları ve görüntüsü ile tam bur kuş cenneti konumundadır.
Olta Balıkçılığı : İl, akarsu ve göllerinin yoğun olması nedeni ile olta avcılığı için ideal bir mekandır. Almus Baraj Gölü her türlü su sporlarına uygun doğal bir oluşumdur.
COĞRAFYA
Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu vadiler arasında bulunan Tokat’ta, Deveci Dağı, Dumanlı Dağı, Canik Dağları olarak sıralayabileceğimiz dağlık alanlar mevcuttur. İlde bulunan ovalardan, Kazova, Turhal Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası, Omala Ovası, Artova Ovası ve Zile Ovalarında önemli ölçüde tarım meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda kiraz ve vişnenin en önemli gen kaynaklarının Tokat yöresinde olduğu ve Tokat’a özgü “Cerasus İnkana” adlı kiraz türünün endemik bir bitki olduğu görülmüştür.
Tokat’ta iklim hem Karadeniz iklimi hem de İç Anadolu’ daki kara ikliminin etkisi altındadır. İlde Tozanlı, Kelkit ve Çekerek Çayı akmaktadır. Zinav Gölü , Güllü Köy Gölü, Kaz Gölü ve Almus Baraj Gölleri ilin doğasına ayrı bir güzellik katmaktadır. Kaz Gölü kuş cenneti konumuna uygun bir göl olup, Almus Baraj Gölü de su sporları için ideal bir parkur alanı oluşturmaktadır.
TARİHÇE
Tokat, Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek Nehri boyunca kurulan Hitit, Frig yerleşim alanları M.Ö. 4000- 2500 yılları arasında yüksek düzeyde kültür ve sanat yaşamına sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinden sonra Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.
NE YENİR?
Tokat’ın yemek kültürü de oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, Etli Dolma, Bakla Dolması, Keşkek, Gendüme Çorbası, Bacaklı Çorba, Cevizli Çörek, Bezli Sucuk, Bat gibi yemekleri sofralara ayrı bir renk katmaktadır.
NE ALINIR?
Yazmacılar Çarşısı, Bakırcı, Zurnacı, Çarıkçı gibi el sanatlarının üretildiği çarşılarda pek çok hediyelik eşya alınabilir. En ünlüsü tahta baskı ile boyalı yazmalardır.
YAPMADAN DÖNME
Ballıca Mağarasını gitmeden,
Gökmedrese, Latifoğlu Konağı, Beysokağı, Sentemur Türbesi, Taşhan, Ali Paşa, Meydan Camileri, Hıdırlık Köprüsünü görmeden,
Enfes bir doğa harikası olan Kaz Gölü, Reşadiye Zinav Gölü, Almus Baraj Gölü, Topçam, Gürnlevik, Çamiçi gibi doğal mesire yerlerini gezip görmeden,
Tahta baskı ürünlerinin yapıldığı Yazmacılar Çarşısı, Bakırcı, Zurnacı, Çarıkçı gibi el sanatlarının yapıldığı yerleri gezmeden,
EI dokuma kumaşların ve otantik yöresel giyim kültürünün sergilendiği köyler ziyaret edilmeden,
Tahta baskı yazma almadan,
Tarihi Tokat hamamlarının birinde Türk Hamamının özelliklerini tanımadan,
Tokat yemeklerinden, özellikle Tokat kebabından yemeden
Dünyaca ünlü Niksar Ayvaz Suyunu Kaynağından içmeden,
….Dönmeyin.

Tokat Tokat sauna

 

Eki-26-2013

Tekirdağ sauna

Tekirdağ Sauna

çerkezköy,çorlu,hayrabolu,malkara,marmara ereğlisi,muratlı,saray,şarköy bölgelerinde sauna kurulumu servisi ve hizmeti vermekteyiz.

 

 

Eyl-4-2013

Sauna malzemeleri